İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/2489 K.2025/4087

2- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/2489Karar2025/4087Tarih24 Eylül 2025Okuma8 dk · 1.553 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/2489 E., 2025/4087 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
24 Eylül 2025
Esas No
2022/2489
Karar No
2025/4087
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.553 kelime·8 dk okuma·6 bölüm

2- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar vekili tarafından, müvekkillerinin çocuğu ...'a ... Hastanesi'nde uygulanan yanlış tedavi neticesinde ağır engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 250.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, ...için 250.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihi olan 21/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, ağır hizmet kusuru bakımından.

Adli Tıp Kurumunun raporu da dikkate alınarak, davacılar yakınında meydana gelen zarardan dolayı, "ağır hizmet kusuru" çerçevesinde davalı idareye izafe edilecek bir kusur bulunmadığı, hizmet kusuru yönünden, raporda davacılar yakınının ameliyat sonrasında oluşan zararının komplikasyon olarak değerlendirilmesine karşın, Suriye uyruklu olan ve Türkçe bilmediği anlaşılan (vekile verilen vekaletnamelerin tercüman aracılığıyla verilmiş olması dolayısıyla) davacılara Türkçe onam formlarının imzalatıldığı, ancak tercüman vasıtasıyla bir bilgilendirme yapıldığına ilişkin herhangi bir kaydın yer almadığı,

ayrıca ameliyata ilişkin onam formunda ameliyat tarihinin yer almadığı anlaşıldığından, yapılacak ameliyatın böyle bir komplikasyona (%98 engelli duruma) yol açabileceğine ilişkin olarak hekimi tarafından davacıların yeterince bilgilendirilmediği, dolayısıyla; tıbbi müdahaleye başlamadan önce hastayı bilgilendirme yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeyen davalı idarenin, davacının oluşan zararında hizmet kusurunun bulunduğu, maddi tazminat istemi yönünden davacı tarafından, maddi tazminat talebinde bulunulmakta ise de, davalı idarenin "ağır hizmet kusuru" tespit edilemediğinden,

davacının tazmini gereken maddi zararlarının söz konusu olmadığı, manevi tazminat istemi yönünden; davacı yakınına yapılan ameliyatın yaratabileceği muhtemel komplikasyonlar (riziko) konusunda yeterince bilgilendirilmemesi ve bu suretle kendisine uygulanan tedavinin yaratacağı riskleri dikkate alarak tedaviyi reddetme hakkını kullanmasının engellenmesi nedenleriyle, "hizmet kusuru" bulunan davalı idarenin davacıların duyduğu/duyacağı elem ve ızdıraplar nedeniyle manevi dünyasında meydana gelen zararları tazmini gerektiği, bu itibarla;

davalı idarenin hizmet kusuru sebebiyle, davacıların oğlunun vücut bütünlüğünde meydana gelen eksilmenin, yaşam kalitesinin düşmesine ve iş hayatındaki verimliliğini düşürmesine yol açacak olması ve bunun davacıların manevi dünyasında üzüntüye sebep olacağı dikkate alınmak ve insanlık onurunun korunması olgusu ile sebepsiz zenginleşme yasağı arasındaki denge de gözetilmek suretiyle, davalı idare tarafından, takdiren (sebepsiz zenginleşmeye yol açacak miktarda olmadığı kanısına varılan) anne ...'a 25.000,00 TL, baba ...'a 25.000,00 TL manevi tazminat ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,

kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince.

Mahkeme kararının esasına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine, tarafların mahkeme kararının "vekalet ücretine" ilişkin kısımlarına karşı yaptıkları istinaf başvurularının kabulü ile bu kısımların kaldırılmasına, hükmedilen manevi tazminat tutarları (toplam 50.000,00-TL) üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca nispi olarak hesaplanan toplam 7.500,00 TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacılara verilmesine,

reddedilen manevi tazminat nedeniyle toplam 7.500,00 TL vekalet ücretinin (Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2. maddesinde ki "davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez" düzenlemesi dikkate alınarak) ise davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine,

reddedilen maddi tazminat nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca maktu olarak belirlenen (idare mahkemesindeki duruşmaya davalı idareyi temsilen katılan olmadığından duruşmasız olarak belirlenmiştir) 1.362,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, küçük ...'ın genel sağlık durumu iyi olarak girdiği ameliyattan basit bir operasyon olmasına rağmen ağır engelli olarak çıktığı, yapılan işlemler konusunda yeterince aydınlatılmadıkları, hastanın servise çıkarıldıktan sonra uygulanan takip ve tedavi süreçlerine dair bilgi ve belgelerin bulunmadığı, davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu, davalı idare tarafından, usul bakımdan davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, esas bakımından, hizmet kusuru bulunmadığından tazmin şartlarının oluşmadığı ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli olarak onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY

Dosyanın incelenmesinden, davacıların müşterek çocuğu ...'ın kasık fıtığı teşhisi ile ...

Hastanesi'nde 21/04/2016 tarihinde ameliyat edildiği, ameliyat sonrası çocuğun kalbinin durması üzerine yoğun bakım ünitesine alındığı ve tedavisinin ardından 21/07/2016 tarihinde taburcu edildiği, davacılar vekili tarafından, 10/08/2017 tarihli dilekçe ile yapılan ameliyattan kaynaklı olarak ...'ın ağır engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle maddi ve manevi zararlarının tazmininin idareden talep edildiği, talebinin zımnen reddedilmesi üzerine davacılar tarafından, ...'a ...

Hastanesi'nde uygulanan takip, tedavi ve operasyonlarda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 250.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, ... için 250.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi tazminatın 21/04/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Ceza soruşturması sürecinde ... Cumhuriyet Başsavcılığınca dava konusu olaya ilişkin yürütülen ... sayılı soruşturma kapsamında Adli Tıp Kurumu Başkanlığından alınan ... tarih ve ... sayılı bilirkişi raporunda özetle; '"tanının doğru olduğu, gerekli ve uygun hazırlıklarla yapılan ameliyat tekniğinin tıbben uygun olduğu, ameliyat sırasında uygulanan anestezinin uygun dozda olduğu, ameliyat sonrasında ağlar ve uyanık olarak servise alındığı, servise alındıktan yaklaşık 1,5 saat sonra kalbinin durduğu, zamanında müdahalenin yapıldığı, yapılan işlemlerin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu" yolunda görüş belirtilmiştir.

Söz konusu bilirkişi raporu, Mahkemece hükme esas alınarak davalı idarenin "ağır hizmet kusuru" tespit edilemediğinden, davacının tazmini gereken maddi zararlarının söz konusu olmadığı, manevi tazminat istemi yönünden: davacı yakınına yapılan ameliyatın yaratabileceği muhtemel komplikasyonlar (riziko) konusunda yeterince bilgilendirilmemesi ve bu suretle kendisine uygulanan tedavinin yaratacağı riskleri dikkate alarak tedaviyi reddetme hakkını kullanmasının engellenmesi nedenleriyle,

"hizmet kusuru" bulunan davalı idarenin davacıların duyduğu/duyacağı elem ve ızdıraplar nedeniyle manevi dünyasında meydana gelen zararları tazmini gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiş, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ile, Mahkeme kararının tarafların esasına yönelik istinaf başvurularının reddine, "vekalet ücretine" ilişkin kısımlarına karşı yaptıkları istinaf başvurularının kabulü ile bu kısımların kaldırılmasına karar verilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2/1-b maddesinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davalarıdır. Bu tür davalarda mahkeme, hem olayın maddi yönünü, yani zararı doğuran işlem veya eylemleri, hem de bundan çıkabilecek hukuki sonuçları tespit edecektir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır. Bu bağlamda hizmet kusuru, özel hukuktaki anlamından uzaklaşarak nesnelleşen, anonim bir niteliğe sahip, bağımsız karakteri olan bir kusurdur. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için zararın idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Her ne kadar, Bölge İdare Mahkemesi kararı ile esas yönünden usul ve hukuka uygun bulunan İdare Mahkemesi kararında; davalı idarenin "ağır hizmet kusuru" tespit edilemediğinden, davacının tazmini gereken maddi zararlarının söz konusu olmadığı, manevi tazminat istemi yönünden;

davacı yakınına yapılan ameliyatın yaratabileceği muhtemel komplikasyonlar (riziko) konusunda yeterince bilgilendirilmemesi ve bu suretle kendisine uygulanan tedavinin yaratacağı riskleri dikkate alarak tedaviyi reddetme hakkını kullanmasının engellenmesi nedenleriyle, "hizmet kusuru" bulunan davalı idarenin davacıların duyduğu/duyacağı elem ve ızdıraplar nedeniyle manevi dünyasında meydana gelen zararları tazmini gerektiği şeklindeki gerekçeye yer verilerek maddi tazminata hükmedilebilme koşulu olarak "ağır hizmet kusuru", manevi tazminat yönünden ise "hizmet kusuru" aranılmasına yönelik bir ayrıma gidilerek karar verilmiş ise de;

zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün hizmet kusuruna dayanması asli prensip olup idarenin zarardan sorumlu tutulabilmesi için ağır hizmet kusurunun varlığı aranmamaktadır.

Öte yandan, dosya içerisinde yer alan hastane kayıtları incelendiğinde, davacılar yakını ...'ın kasık fıtığı ameliyatı öncesine ilişkin bir onam belgesinin olmadığı görülmüştür. Bu nedenle; söz konusu tıbbi müdahalenin riskleri anlatılarak yazılı muvafakatin alınmamış olması hâlinde, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca davacılar yakını ...'ın aydınlatılma ve onay verme hakkı elinden alınmış olacağından ve bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi, yürütülen sağlık hizmetinin gereği gibi işletilmediği konusunda davacılarda endişe ve üzüntüye yol açacağından, bu nedenle uğranılan manevi zararın karşılanması gerekecektir.

Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı sonucu itibarıyla usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,

2 ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,

3. Adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz aşamasına ilişkin yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,

4. Temyiz yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,

5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu gerekçeli onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 24/09/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/2489, K. 2025/4087, 24 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Yargılama Süreci
  4. Düşüncesi
  5. Türk Milleti Adına
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/2489
Karar No
2025/4087
Tarih
24 Eylül 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2022/2507 K.2025/2598
  • Danıştay 2. Daire E.2022/2513 K.2025/3998
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2521 K.2025/4038
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2545 K.2025/4088
  • Danıştay 10. Daire E.2022/2549 K.2025/4203
  • Danıştay 8. Daire E.2022/2549 K.2025/6840

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.