İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/3247 K.2024/4274

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kırıkkale ili Bahşılı ilçesinde 19-20 Ağustos 2014 tarihinde meydana gelen sel sonrasında dere yatağının taşması sonucu tapunun Yahşihan İlçesi ... ada ... parselde bulunan ve maliki bulunduğu taşınmazda davalı…

Esas2022/3247Karar2024/4274Tarih23 Ekim 2024Okuma8 dk · 1.588 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/3247 E., 2024/4274 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Ekim 2024
Esas No
2022/3247
Karar No
2024/4274
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Genel Müdürlüğü / ...
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.588 kelime·8 dk okuma·8 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, Kırıkkale ili Bahşılı ilçesinde 19-20 Ağustos 2014 tarihinde meydana gelen sel sonrasında dere yatağının taşması sonucu tapunun Yahşihan İlçesi ... ada ... parselde bulunan ve maliki bulunduğu taşınmazda davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığı iddia edilen 83.777,74 TL maddi zarar ile bu zararın tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkamesinde yapılan 1.010,50 TL yargılama giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...

İdare Mahkemesi'nce, Mahkemelerinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı davanın kabulüne ilişkin kararının Danıştay Onuncu Dairesi'nin 20/09/2021 tarih ve E:2016/1134, K:2020/4121 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak, Mahkemelerince 20/12/2021 tarihli ara karar ile Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nden olayda tabii afet olarak değerlendirilebilecek aşırı yağış olup olmadığının tespiti amacıyla bölgede olay tarihinde ve geçmiş yıllarda meydana gelen yağışlara ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, davacıdan ise dere yatağının temizlenmesi için davalı idareye başvuruda bulunulup bulunulmadığının sorulduğu.

Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün 29/12/2021 tarihli cevabında olay tarihi olan 19/08/2014 tarihinde meydana gelen yağışın meteorolojik karakterli doğal afet kapsamında değerlendirilebileceğinin belirtildiği, verilen cevabın değerlendirilmesinden bölgede meydana gelen ve davacının zararına yol açan dere yatağının taşması hadisesinin doğal afet niteliğinde olduğu, olayın önceden tahmin edilemez, önlenemez ağırlıkta olması nedeniyle mücbir sebep olarak kabul edilmesi gerektiği, mücbir sebebin ise zarar ile idari eylem arasında illiyet bağını keserek idarenin tazmin sorumluluğunu ortadan kaldırdığı,

olayda kusursuz sorumluluk şartları oluşmadığından davalı idarenin kusursuz sorumluluk ilkeleri çerçevesinde tazmin yükümlülüğünden de söz edilemeyeceğinden, koşulları oluşmayan tazminat isteminin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI

Davacı tarafından; Danıştay'ın bozma kararına uygun karar verilmediği, Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün cevabında geçmiş yıllara ve olay tarihine ilişkin yağış verilerinin gönderilmediği ve cevabın kesin veriler olmaksızın varsayıma dayandığı, olay tarihinde bölgenin afet bölgesi ilan edilmediği, sulh hukuk mahkemesince alınan bilirkişi raporunda menfezlerin de zarara sebebiyet verdiği tespitinde bulunulmasına rağmen gerekli araştırmanın yapılmadığı, zararın dere yatağının ve demiryolu menfezinin temizlenmemesinden kaynaklandığı, davalı idare tarafından Mahkeme'nin ara kararına verilen cevapta 2014 yılında dere yatağında temizlik çalışması yapılmadığının kabul edildiği, eksikliklerin giderilerek yeniden inceleme yapılması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI

Davalı idare tarafından; Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün cevabı uyarınca somut olayda meydana gelen yağışın doğal afet niteliğinde olduğu, selin önlenmesi mümkün olmadığından olayda idarenin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, TCDD tarafından yapılan menfezlerin de zarara yol açtığının açık olduğu, bu sebeple tazminat ödemekle yükümlü tutulamayacağından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Kırıkkale ili Bahşili ilçesinde 19-20 Ağustos 2014 tarihinde meydana gelen sel sonrasında dere yatağının taşması sonucu tapunun Yahşihan İlçesi... ada ... parselde bulunan ve davacının maliki bulunduğu taşınmazda davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle meydana geldiği öne sürülen 83.777,74 TL maddi zarar ile bu zararın tespiti amacıyla ... Sulh Hukuk Mahkamesinde yapılan 1.010,50 TL yargılama giderinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

Uyuşmazlıkta, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 19-20 Ağustos 2014 tarihinde meydana gelen dere taşması neticesinde zarar gördüğü iddia edilerek söz konusu zararın idarenin kusurundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespiti için ...

Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ...D.İş sayılı dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen 29/09/2014 tarihli kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporunda; sel afetinin Hodar Çayı'nın aşırı yağış alması nedeniyle taşması sonucu meydana geldiği, Hodar Çayı'nın 45-50 km² lik bir alandan beslendiği, drenaj sahasının dik yamaçlardan oluşması nedeniyle bu bölgede büyük sel taşkını oluşması ihtimalinin çok yüksek olduğu,

beslenme havzasında boşluklu kayaçların olmadığı için yağmur sularının yer altına süzülemediği ve bu nedenle yağmur sularının ani akışa geçtiği, dere üzerine yapılan köprü ve menfezler ile dere kaynağı arasındaki yükseklik farkının yer yer 350-450 metreye yaklaşmasının yağmurların ani sel baskınına dönüşmesine sebep olduğu, Hodar Çayı üzerinde bir adet demiryolu köprüsü ve üç adet menfez bulunduğu, söz konusu köprünün dört, menfezlerin ise iki açıklı olduğu,

tren yolu köprüsünün sel sularını geçirmiş olsa dahi iki açıklı menfezin dere içerisinin malzeme ile dolu olması nedeniyle sel esnasında tıkandığı ve sel sularını karşılayamadığından üstte bulunan tren yolu köprüsünü de tıkayarak selin etrafa yayılmasını sağladığı, bu köprü ve menfezlerin devamında sel sularını tahliye edebilecek olan kanal ve dere yatağının yeterince korunmadığı, bu nedenle yaşanan dere taşkınının dere etrafında bulunan ev ve arazilerin zarar görmesine sebep olduğu,

ancak demiryolu menfezinin dört açıklı olduğu gibi iki açıklı menfezin de en az dört gözlü olması durumunda meydana gelen sel sularını karşılayabileceğini, en az on yılda bir dere ıslahı yapılması gibi gerekli tedbirlerin alınmasıyla böyle bir afetten korunmanın mümkün olacağı sonuç ve kanaatine varıldığı görülmektedir.

Öte yandan; söz konusu dere taşkınının davacının taşınmazlarında meydana getirdiği zararın parasal değerinin tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin anılan dosyasında yapılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen 16/10/2014 tarihli hesap bilirkişisine ait raporda, sel neticesinde dava konusu taşınmazda oluşan zararın 83.777,74 TL olduğu belirlenmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.

Karar tarihinde yürürlükte bulunan haliyle 6200 sayılı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 2. maddesinin (a) fıkrasında da taşkın sular ve sellere karşı koruyucu tesisler meydana getirmek görevi Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğüne verilmiştir.

İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin üstlendiği kamu hizmetlerini gereği gibi yerine getirmekle zorunlu olduğu, hizmetin işleyiş ve ifası sırasında çeşitli sebeplerle gerçek veya tüzel kişilere verilen zararların hukuken geçerli bilgi ve belgelerle ispatlanması şartıyla idarece tazmininin gerekeceği idare ve sorumluluk hukukunun bilinen ilkelerindendir.

Prensip olarak, idarenin bir eylem ya da işleminden dolayı tazminatla yükümlü kılınabilmesi için o olayda hizmet kusurunun ya da kusursuz sorumluluğunun bulunması zorunludur. İdarenin hukuki sorumluluğundan söz edebilmek içinse, bir zararın mevcut olması ve bu zararın idari bir işlem veya eylemden kaynaklanması, diğer bir ifadeyle, oluşan zararla idari işlem ve eylem arasında illiyet bağının kurulabilmesi gerekmektedir.

İdarenin hukuki sorumluluğunun varlığı ve kapsamı yukarıda aktarılan unsurlar dahilinde oluşmakla birlikte; zararın varlığı ve niceliğinin ortaya konulmasında; maddi olayın tüm unsurlarıyla incelenmesi ve tazmin sorumluluğu açısından bir tespitin yapılması da yargının görevidir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Dava konusu zarara sebebiyet veren taşkına neden olan yağışın Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün ara karar cevabı uyarınca doğal afet olarak değerlendirildiği kabul edilmekle birlikte, zararın meydana gelmesinde veya artmasında davalı idarenin veya başka bir idarenin kusuru olup olmadığı ve idareye veya idarelere atfedilebilecek başkaca hususlar bulunup bulunmadığının, varsa davacının müterafik kusurunun da göz önüne alınarak irdelenmesi ve zararın oluşumunda idarelerin ve davacının kusurları varsa ayrı ayrı kusur oranları da saptanarak buna göre gerçek zararın belirlenmesi gerekmektedir.

Bu kapsamda 29/09/2014 tarihli kusur tespitine ilişkin bilirkişi raporunda çayın dere içi malzeme ile dolu olmasının, dere üzerine inşa edilen demiryolu köprüsü ve menfezler ile dere arasındaki kot farkının, tıkanarak demiryolu köprüsünün de tıkanmasına yol açan iki açıklı menfezin, menfezlerin devamında sel sularını tahliye edebilecek kanalların ve dere yataklarının korunmamasının sele sebebiyet verdiği tespit edilmiş olup,

özellikle suyun geçişini sağlayacak menfezlerin yeterli göz ve sayıda olmadığının vurgulanmış olması karşısında anılan hususların zararın artmasına veya meydana gelmesine olan katkıları belirlenerek bir karar verilmesi gerekirken yalnızca Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün yağışın doğal afet kapsamında değerlendirilebileceği şeklindeki cevabı esas alınarak meydana gelen olayın mücbir sebep olduğu ve zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiği gerekçesiyle idarenin tazmin sorumluluğu olmadığı yönünde hüküm kurulmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Öte yandan; söz konusu dere taşkınının davacının taşınmazlarında meydana getirdiği zararın parasal değerinin tespiti için düzenlenen 16/10/2014 tarihli hesap bilirkişisine ait raporda, tespit edilen ürün zararı hesaplamalarının komisyonun karar tarihinde geçerli standardizasyon tablosuna göre yapılması gerekirken, eski hale getirme amacıyla yapılacak masraflar ve zarar gören ürün bedeli konusunda yapılan hesaplamalarda resmi verilerin kullanılmadığı, hesaplamaların neye dayandığının somut bir şekilde ortaya konulmadığı görülmektedir.

Ayrıca, sel nedeniyle oluşan milin kaldırılması amacıyla kullanılacak makinenin işlemi sırasında zarar göreceği tespit edilen ağaçların bedellerinin de zarar hesabına dahil edilmiş olduğu görülmekle birlikte davacının zararının;

1-Kuruyan ağaçların sayısı, yaşı, verimi tespit edilerek değerlerinin hesaplanması,

2-Kuruyan ağaçların tekrar fidan dikilmesi halinde, bunların kuruyan ağaçların seviyesine ulaşmasına kadar geçecek zaman diliminin dikkate alınması,

3-Söz konusu fidanların ürün vermeye başlayacağı tarih ile kuruyan ağaçların seviyesine ulaşmasına kadar geçen süreçte, aradaki ürün miktarı farkı nedeniyle oluşacak zararın hesaplanması,

4-2014 yılındaki ürün kaybının hesaplanması,

5-Ağaçların sökülerek bahçenin yeniden ihyası amacıyla yapılan giderlerin tespit edilmesi, (söküm giderleri, fidan bedeli ve yetiştirme giderleri),

6-Yeniden oluşturulan bahçeden ürün alınamayan ilk yılların zararlarının tespit edilmesi,

7-Davacılar tarafından aynı taşınmazlara ilişkin olarak açılmış davalar var ise kuruyan ağaçların sayısının, yapılacak giderlere ilişkin hesaplamaların mükerrer ödemeye sebebiyet vermeyecek şekilde yapılması gerekmektedir.

Bu şekilde tespit edilecek zarardan düşülmesi gereken yararlar ise, arazinin boş kaldığı dönemde buğday gibi hububatın ekilmesi halinde elde edilebilecek gelir ile kuruyan ağaçların satılması suretiyle elde edilebilecek kereste/odun geliridir.

Bu nedenle, anılan raporun, hesaplama yöntemi bakımından hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı sonucuna varılmakta olup; İdare Mahkemesince kusur oranları tespit edildikten sonra, zarar miktarının tespiti amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmektedir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. Davanın reddine ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/3247, K. 2024/4274, 23 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Edenin İddiaları
  4. Karşı Tarafın Savunması
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/3247
Karar No
2024/4274
Tarih
23 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/3252 K.2024/3973
  • Danıştay 13. Daire E.2022/3271 K.2024/4100
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3275 K.2024/4071
  • Danıştay 3. Daire E.2022/3326 K.2024/5351
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3336 K.2024/4229
  • Danıştay 7. Daire E.2022/3337 K.2024/4146

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.