İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/4096 K.2025/4802

Dava konusu istem: Davacı tarafından, karın ağrısı şikayetiyle 18/12/2017 tarihinde başvurduğu ... Devlet Hastanesinde ve devamında ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde apandisit tanısıyla yapılan hatalı tıbbi müdahaleler nedeniyle engelli hale…

Esas2022/4096Karar2025/4802Tarih23 Ekim 2025Okuma9 dk · 1.868 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4096 E., 2025/4802 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Ekim 2025
Esas No
2022/4096
Karar No
2025/4802
Temyiz eden (davacı)
...
Vekili
Av. ...
Karşı taraf (davalı)
... Bakanlığı / ANKARA
Vekili
Av. ...
İstemin_konusu
... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Yargılama süreci
—
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.868 kelime·9 dk okuma·6 bölüm

Dava konusu istem: Davacı tarafından, karın ağrısı şikayetiyle 18/12/2017 tarihinde başvurduğu ... Devlet Hastanesinde ve devamında ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde apandisit tanısıyla yapılan hatalı tıbbi müdahaleler nedeniyle engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 500.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla. Adli Tıp Kurumu raporunda, 18/12/2017 tarihinde ...

Devlet Hastanesinde akut apandisit tanısı ile yapılan apendektomi ameliyatı endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, ameliyat sonrası rektus hematomu, yara yerinden kanama, batın içi apse ve kolonik fistülün bu tür ameliyatlardan sonra gösterilen her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, hastada gelişen ameliyat yerinden kanama ve rektus hematomunun komplikasyon niteliğinde olduğu, komplikasyon geliştikten sonra ilgili genel cerrahın hastayı ameliyathaneye alarak gerekli müdahalelerde bulunup gerekli tetkikleri yapmış olduğu,

ameliyat sonrası sekizinci günde hematomun rezorbe olduğu ve kan değerlerinin normale döndüğü görülerek taburcu edilmesinin uygun olduğu, dolayısıyla ilgili hekimin gelişen komplikasyonu tıp kurallarına uygun olarak yönetmiş olduğu, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği şeklinde mütalaada bulunulduğu, dolayısıyla davacıya uygulanan tıbbi müdahalede idareye atfı kabil bir kusur bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, kanama ve pıhtılaşma konusunda gerekli tetkikler yapılmadan ameliyata alındığı, %50 engelli hale gelmesi ile sonuçlanan bu sürecin tıbbi komplikasyon olarak değerlendirilemeyeceği, Adli Tıp Kurumu raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte olmadığı, söz konusu Rapor'da ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde gerçekleştirilen ameliyatların tıp kurallarına uygunluğunun değerlendirilmediği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dava dosyanın incelenmesinden; davacının 18/12/2017 tarihinde karın ağrısı şikayetiyle ...

Devlet Hastanesine başvurduğu ve aynı gün apandisit tanısı ile apendektomi ameliyatı yapıldığı, ameliyattan bir kaç saat sonra dikişlerin olduğu bölgede şişlik oluştuğu, ameliyatı yapan hekim tarafından dikişlerin açılıp kontrol edildiği, problem saptamaması üzerine tekrar suture edildiği, yaklaşık bir saat sonra tekrar şişlik olması üzerine ameliyatı yapan hekimin ameliyathanede dikişleri tekrar açtığı, kılcal damarları yaktıktan sonra yarayı tekrar suture ederek servise aldığı, tekrar şişlik olması üzerine ameliyatı yapan hekim tarafından pıhtılaşma bozukluğu olduğu değerlendirilerek 10/12/2017 tarihinde yoğun bakım servisine alındığı,

dört gün kadar yoğun bakım servis yatışından sonra servise alındığı, 26/12/2017 tarihinde taburcu edildiği, 03/01/2018 tarihinde öksürük, mide bulantısı ve yüksek ateş şikayetiyle ... Devlet Hastanesine yatırıldığı, 04/01/2018 tarihinde ambulansla ...

Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, çekilen batın BT sonrası batın içi apse tanısı konulduğu, Perkütan drenaj için üniversiteye sevk edildiği, 11/01/2018 tarihinde girişimsel drenajın başarısız olması ve yara yerinden kanama olması nedeniyle cerrahi girişim ile drenaj kararı verildiği, 15/01/2018 tarihinde laparoskopik batın içi apse drenajı yapıldığı, 16/01/2018 tarihinde taburcu edildiği, 17/01/2018 tarihinde yara yerinden gaita gelmesi şikayetiyle ...

Devlet Hastanesi Acil Polikliniğine başvurduğu, ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesine sevk edildiği, 26/01/2018 tarihinde Kolonik fistül tanısıyla Hemikolektomi, jejunum veya ileum rezeksiyonu, segmenter laparatomi, brid ileusta + bridektomi ameliyatı yapıldığı, ameliyatta karın içi yapışıklıkların serbestleştirildiği, ...

Üniversitesi Hastanesinin 25/07/2019 tarihli raporunda hastaya kısa bağırsak sendromu tanısı konulması üzerine, davacı tarafından karın ağrısı şikayetiyle başvurduğu ... Devlet Hastanesinde ve devamında ...

Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde apandisit tanısıyla yapılan hatalı tıbbi müdahaleler nedeniyle engelli hale gelmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek maddi ve manevi tazminat istemiyle 17/12/2018 tarihinde davalı idareye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Uyuşmazlıkta, bilirkişiliğine başvurulan Adli Tıp Kurumu 7. İhtisas Kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı raporunda özetle. "18/12/2017 tarihinde ...

Devlet Hastanesinde akut apandisit tanısı ile yapılan apendektomi ameliyatı endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, ameliyat sonrası rektus hematomu, yara yerinden kanama, batın içi apse ve kolonik fistülün bu tür ameliyatlardan sonra gösterilen her türlü dikkat ve özene rağmen gelişebilecek komplikasyonlardan olduğu, hastada gelişen ameliyat yerinden kanama ve rektus hematomunun komplikasyon niteliğinde olduğu, komplikasyon geliştikten sonra ilgili genel cerrahın hastayı ameliyathaneye alarak gerekli müdahalelerde bulunup gerekli tetkikleri yapmış olduğu,

ameliyat sonrası sekizinci günde hematomun rezorbe olduğu ve kan değerlerinin normale döndüğü görülerek taburcu edilmesinin uygun olduğu, dolayısıyla ilgili hekimin gelişen komplikasyonu tıp kurallarına uygun olarak yönetmiş olduğu, sağlık hizmetlerinin yürütülmesinde idarenin organizasyon hatasının tespit edilmediği" yönünde görüşe yer verilmiştir.

İdare Mahkemesince anılan rapor hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmiş, Bölge İdare Mahkemesince verilen temyize konu kararla da davacının istinaf başvurusu reddedilmiştir.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesiyle "bilirkişi" konusunda atıfta bulunulan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 450. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış ve aynı Kanun'un 447. maddesinin 2. fıkrası ile mevzuatta 1086 sayılı Kanun'a yapılan atıfların, 6100 sayılı Kanun'un bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı hüküm altına alınmıştır.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, hakimin, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar vereceği öngörülmüş.

"Bilirkişi raporunun verilmesi" başlıklı 280. maddesinde, bilirkişinin, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye vereceği, raporun verildiği tarihin rapora yazılacağı ve duruşma gününden önce birer örneğinin taraflara tebliğ edileceği.

"Bilirkişi raporuna itiraz" başlıklı 281. maddesinin 1. fıkrasında ise, tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.

2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu'nun 1. maddesinde, adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak üzere Adalet Bakanlığına bağlı Adli Tıp Kurumu kurulduğu. 2. maddesinde, Adli Tıp Kurumunun, mahkemeler ile hakimlikler ve savcılıklar tarafından gönderilen adli tıp ile ilgili konularda bilimsel ve teknik görüşlerini bildirmekle yükümlü olduğu.

15. maddesinde, Adli Tıp Üst Kurullarının, adli tıp ihtisas kurulları ve ihtisas daireleri tarafından verilip de mahkemeler, hâkimlikler ve savcılıklarca kapsamı itibarıyla yeterince kanaat verici nitelikte bulunmadığı sebebi de belirtilmek suretiyle bildirilen işleri, adli tıp ihtisas kurullarınca oybirliğiyle karara bağlanamamış olan işleri, adli tıp ihtisas kurullarının verdiği rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri, adli tıp ihtisas kurulları ile ihtisas dairelerinin rapor ve görüşleri arasında ortaya çıkan çelişkileri,

adli tıp ihtisas kurulları ile Adli Tıp Kurumu dışındaki sağlık kuruluşlarının heyet hâlinde verdikleri rapor ve görüşler arasında ortaya çıkan çelişkileri konu ile ilgili uzman üyelerin katılımıyla inceleyeceği ve kesin karara bağlayacağı düzenlenmiş iken, 703 sayılı "Anayasada Yapılan Değişikliklere Uyum Sağlanması Amacıyla Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" ile anılan hükümler yürürlükten kaldırılmış olmakla birlikte, 15/07/2018 tarih ve 30479 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 4 No.lu Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'nin 2., 3. ve 16. maddelerinde,

yukarıda yer verilen hükümler aynı şekilde yeniden getirilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Kişilerin maddi ve manevi varlığını koruma hakkının tıbbi ihmal nedeniyle ihlal edildiği iddiasıyla açılan tam yargı davalarında, hizmet kusurunun tespitine yönelik olarak ilk derece mahkemelerince yaptırılan bilirkişi incelemesinde, bilirkişinin somut tıbbi verileri kullanarak, sahip olduğu tıbbi bilgilerden hareketle her türlü şüpheden uzak, nesnel bir sonuca varması ve buna göre de somut gerekçelerle kanaat bildirmesi gerekmekte olup;

bilirkişiye başvurulmasındaki amacın, hukuka uygun karar verebilmek için gerekli verilere ulaşmak olduğu göz önünde tutulduğunda, bilirkişilerin uyuşmazlık konusunda özel ve teknik bilgiye sahip olan kişiler arasından seçilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Buna ek olarak, bilirkişi veya bilirkişilerce düzenlenen raporda, sorulara verilen cevapların şüpheye yer vermeyecek şekilde açık, rapor içeriğinin ise hükme esas alınabilecek nitelikte olması gerekmektedir.

Doğrudan sağlık hakkını ilgilendiren bu tür davalarda, olayların oluşumuna ilişkin olarak delilleri değerlendirmekle görevli olan mahkemelerce, somut verilere dayanmayan, bilimsel değerlendirme içermeyen, yalnızca varsayıma dayalı olarak görüş bildiren bilirkişi raporlarının hükme esas alınması halinde, kişilerin anayasal haklarını korumaya yönelik yeterli yargısal güvence sağlanmamış olacaktır.

Bakılan davada, her ne kadar hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda 18/12/2017 tarihinde ... Devlet Hastanesinde akut apandisit tanısı ile yapılan apendektomi ameliyatı endikasyon ve tekniğinin uygun olduğu, ameliyat sonrası hastada gelişen kanama ve rektus hematomunun komplikasyon niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirilmiş ise de; raporun aşağıda belirtilecek hususlar yönünden idarenin hizmet kusuru bulunup bulunmadığı noktasında karar verilebilmesi için yeterli olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu hususlar şu şekildedir;

-18/12/2017 tarihinde ... Devlet Hastanesinde akut apandisit tanısı ile yapılan apendektomi ameliyatı sonrasında, dikiş yerinde oluşan şişlik ve sızıntı şeklinde kanama olması sebebiyle üç kere dikişlerin açılarak eksplore edildiği, kanamanın devam etmesi üzerine kılcal damarların yakılarak suture edildiği, kanamanın devam etmesi üzerine kanda pıhtılaşma sorunu olduğu değerlendirilerek hastanın tedavisine yoğun bakımda devam edildiği dikkate alındığında, ameliyat öncesinde kanama ve pıhtılaşma konusunda gerekli tetkiklerin yapılıp yapılmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu raporunda herhangi bir değerlendirmeye yer verilmediği görülmektedir.

-Bunun yanında, davacının 04/01/2018 tarihinde ambulansla ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde sevk edildiği, 15/01/2018 tarihinde cerrahi laparoskopik batın içi apse drenajı yapıldığı, yara yerinden gaita gelmesi üzerine, 26/01/2018 tarihinde kolonik fistül tanısıyla hemikolektomi, jejunum veya ileum rezeksiyonu, segmenter laparatomi, brid ileusta + bridektomi ameliyatı yapıldığı, ancak hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda ... Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan söz konusu tıbbi müdahalelere ilişkin herhangi bir değerlendirmede bulunulmadığı görülmektedir.

Bu itibarla, yukarıda belirtilen hususların açıklığa kavuşturulması amacıyla Adli Tıp Kurumu Üst Kurulundan, davacının iddialarının göz önünde bulundurulduğu, tıbbi sürecin bir bütün halinde ele alındığı, yukarıda yer verilen hususlara açıklık getirecek tutarlı, anlaşılır ve bilimsel değerlendirmeler içeren bir rapor alınarak olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunup bulunmadığı belirlenmelidir.

Bu durumda, uyuşmazlığın çözümü için yeterli derece kanaat edindirici nitelikte olmayan bilirkişi raporuna dayalı olarak eksik inceleme sonucu davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/4096, K. 2025/4802, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Düşüncesi
  4. Türk Milleti Adına
  5. İnceleme Ve Gerekçe
  6. Maddi Olay
  7. İlgili Mevzuat
  8. Hukuki Değerlendirme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/4096
Karar No
2025/4802
Tarih
23 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/4105 K.2025/4730
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4106 K.2025/4731
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4107 K.2025/4732
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4111 K.2025/4459
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4122 K.2025/4616
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4151 K.2025/4333

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.