KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/469 E., 2024/5000 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire Temyiz Eden Müdahil
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/469
- Karar No
- 2024/5000
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Av. ...
- Davalı yanında)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemlerin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca ve dabalı idare yanında müdahil tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın_konusu
- Davacı tarafından, ... Devlet Hastanesinde sezaryenla doğum yapması sonrasında uygulanan enjeksiyon sebebiyle bacağında oluşan doku kaybında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 7.500,00 TL maddi ve 492.500,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince, taraflar ve davalı idare yanında müdahil tarafından yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, davalı idarenin aydınlatma yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle hizmet kusurunun bulunduğu, bu nedenle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, maddi tazminat yönünden hükme dayanak alınan Adli Tıp Kurumu raporunun eksik ve hatalı olduğu, bacağındaki durum nedeniyle başka bir bölüme veya ilgili doktora konsülte edilmediği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda davacıya uygulanan tetkik ve tedavide ihmal ve tıbbi hata bulunmadığının tespit edildiği, mevzuat hükümlerine göre yazılı onam formunun büyük cerrahi müdahalelerde alındığı, enjeksiyon uygulamalarında hastadan yazılı onam formu alınmasına gerek olmadığı, olayda idarenin tazmin sorumluluğunu gerektirecek hizmet kusurunun bulunmadığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare yanında müdahil tarafından, dava konusu olayda herhangi bir kasıt, ihmal, kusur ya da hatası olmadığının Adli Tıp Kurumu raporuyla sabit olduğu, meydana gelen zararın komplikasyon olarak nitelendirildiği, enjeksiyon öncesi davacıdan aydınlatılmış onam belgesi alınmadığı iddiasının gerçek olmadığı, dava konusu olayda illiyet bağı kurulamadığı, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı idare yanında müdahil tarafından, karşılıklı temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup, davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/469, K. 2024/5000, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama