İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2022/4731 K.2025/4609

2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...

Esas2022/4731Karar2025/4609Tarih16 Ekim 2025Okuma10 dk · 1.925 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4731 E., 2025/4609 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
16 Ekim 2025
Esas No
2022/4731
Karar No
2025/4609
Temyiz eden (davacılar)
1- ...
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.925 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- ... 3- ... 4- ... 5- ... 6- ... VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN MÜDAHİL

(DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL(DAVALI YANINDA) : ... VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca ve davalı yanında müdahil ... tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'in baş ağrısı şikayetiyle başvurduğu Siirt Devlet Hastanesinde yapılan tetkiklerde beynindeki tümörün zamanında teşhis edilememesi nedeniyle sol gözünün görme yetisini kaybetmesinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık ... için 1.000,00 TL maddi, 300.000,00 TL manevi, eş ... için 200.000,00 TL manevi, çocuklar ..., ..., ..., ...'in her biri için ayrı ayrı 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı ...'e ait 27/03/2015 tarihli MR tetkikinde tespit edilen tümörün boyut ve konfigurasyonunda 13/04/2016 tarihindeki MR tetkiki ile karşılaştırıldığında farklılık izlenmediği, tümörün iyi huylu olduğu, aradan geçen yaklaşık bir yıllık süre içerisinde tümörün büyüklüğünde herhangi bir değişiklik görülmediği,

tümörün teşhisindeki gecikmenin de kişide görme kaybı şeklinde gelişen zarar üzerine katkı düzeyinin tıbben bilinemeyeceği hususlarını ortaya koyan Adli Tıp Kurumu raporu dikkate alındığında, idarenin eylemi ile davacının uğradığını iddia ettiği zarar arasında illiyet bağı bulunmadığından davacının maddi tazminat talebinin karşılanmasına olanak bulunmadığı, diğer taraftan davacı ...'in 26/03/2015 tarihinde Siirt Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi Polikliniğine baş ağrısı şikayetiyle başvuruda bulunduğu, davacının gerekli nörolojik muayenesi yapılarak kontrastlı MR tetkiki yapılması istenilmesi üzerine,

davacıya kontrastlı yani ilaçlı MR çekimi yapıldığı, MR çekimi sonrasında tetkik sonuçlarıyla ilgili 30/03/2015 tarihinde kontrastsız (ilaçsız) MR ve kontrastlı (ilaçlı) MR tetkiklerine ait iki farklı raporun düzenlendiği, raporun birinde davacıya ait tümörün tespitini içeren doğru kaydın bulunduğu, diğer kayıtta ise tümör tespitini içeren kaydın bulunmadığı, davacıya tümörün tespitini içeren MR kaydı yerine taslak bir MR kaydının verildiği, davacı tarafından kendisine verilen 30/03/2015 tarihinde rapor edilmiş beyin MR sonucunun değerlendirilmesi maksadıyla Beyin Cerrahi Polikliniğine sunulduğu,

olay günü görevli uzman hekimin davacıya ait MR sonucunun sistemden kontrolünü yapmaksızın davacı tarafından sunulan MR raporunun incelemesini gerçekleştirerek davacıda olumsuz bir durumun bulunmadığı teşhisinde bulunarak davacıyı Nöroloji Polikliniğine sevk ettiği, davacı tarafından 13/04/2016 tarihinde baş ağrısı şikayeti geçmediğinden Siirt Devlet Hastanesi Beyin Cerrahi Polikliniğine yeniden başvuruda bulunduğu, davacının yeniden beyin MR'i için Radyoloji birimine sevk edilmesi üzerine çekilen yeni MR raporunda beyinde kitle olduğunun tespit edildiği dikkate alındığında, davacının hastalığının teşhisinin yanlış ve geç yapıldığı,

dolayısıyla da sağlık hizmetinin gerektiği gibi sunulamadığı açık olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince. Mahkeme kararının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne ilişkin olarak, ...'in hastalığının yanlış teşhis edilerek bir yıldan fazla bir süre ağrı çekmesine sebebiyet verildiği ve hastalığının teşhisinin gecikmesinin verdiği üzüntü, davalı idarenin hizmet kusurunun varlığı, Dairenin manevi tazminat tutarı yönünden ilkesel olarak belirlediği tutar dikkate alınarak,

davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacılar ..., ..., ... ve ...'in her biri için ayrı ayrı 1.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın davalı idareye başvuru tarihi olan 31/08/2016 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacılara ödenmesi, fazlaya ilişkin davacıların manevi tazminat isteminin reddi gerektiği, gerekçesiyle davalı idarenin ve müdahillerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacıların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar vekili tarafından, müvekkili ...'in hatalı ve geç teşhis sonucunda sol gözünün görme yetisini kaybetmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu, eylem ile zararlı sonuç arasında illiyet bağının kurulamamasının aslında idarenin kusurlu eylemi ile sonuç arasında illiyet bağının bulunduğu şüphesini de taşıyor olduğu, Adli Tıp Kurumu raporunun eksik ve çelişkili olduğu, hüküm kurmaya elverişli olmadığı, manevi tazminatın istinaf kararı ile düşürülmesinin idarenin kusurlu eylemlerine yönelik caydırıcılık ve duyulan acı ve üzüntüyü telafi edici olmaktan uzak olduğu ileri sürülmektedir.

Davalı idare tarafından, Adli Tıp Kurumu raporuna göre idarenin kusurunun bulunmadığı, idarenin eylemi ve iddia edilen sonuç arasında illiyet bağının kurulamadığı, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması gerektiği ileri sürülmektedir.

Müdahil ... tarafından, kendisinin istenilen MR çekimlerini olması gerektiği gibi yerine getirdiği, yaptığı iş ve eylem ile iddia edilen zararlı sonuç arasında illiyet bağının bulunmadığı, manevi tazminat miktarının yüksek belirlendiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ

Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca davacıların duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü:

A) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Maddi Tazminat İsteminin Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen kararın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacılar tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE

MADDİ OLAY

Dosyadaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacılardan ...'in 26/03/2015 tarihinde baş ağrısı şikayetiyle Siirt Devlet Hastanesinde ...

Uzmanı Dr. ...’e başvurduğu, Beyin MR tetkiki istendiği, aynı hastanede 26/03/2015 tarihinde çekilen Kraniyal MR tetkikinin 30/03/2015 tarihli, Radyoloji Uzmanı Dr. ... imzalı kontrastsız kranyal MR raporunun normal sınırlarda olduğunun kayıtlı olduğu, aynı tarihli (log kayıtlarına göre 31/03/2015 tarihli) ve Radyoloji Uzmanı Dr. ... imzalı kontrastlı kranyal MR raporunda ise; sol temporal bölgede sfenoid sinüs kavernöz segmentine oturan yaklaşık 43x28 mm boyutunda sol ICA kavernöz segmenti çevreleyen sfenoid kanat menenjiomu ile uyumlu yer kaplayıcı lezyon tariflendiği, kişinin 12/04/2016 tarihinde Özel ...

Hastanesine baş ağrısı, göz ağrısı ve görme kısıtlılığı şikayetleriyle başvurduğu, Siirt Devlet Hastanesinde çekilen kontrastlı kranyal MR tetkikinin 13/04/2016 tarihli, Radyoloji Uzmanı D. E. T. imzalı raporunda; sol temporal bölgede sfenoid sinüs kavernöz segmentine oturan yaklaşık 43x28 mm boyutunda sfenoid kanat menengiomu ile uyumlu yer kaplayıcı lezyon tariflendiği, Özel ... Hastanesinde kişiye ameliyat önerildiği, 25/04/2016 tarihinde Özel ...

Hastanesinde ameliyata alınarak sol sfenoid kanat tümörünün eksize edildiği, histopatolojik incelemede; meningioma ile uyumlu bulgular tespit edildiği, 18/01/2017 tarihinde Siirt Devlet Hastanesinde ve 06/03/2019 tarihinde Adli Tıp Kurumunda yapılan muayenelerinde; sol optik diskte atrofi tespit edildiği, davacılar tarafından hastalığın teşhis, tetkik ve tedavi uygulamalarında gecikmeden kaynaklı hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen zararların tazmini istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT

Anayasa'nın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmış; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde ise, idari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davaları, idari dava türleri arasında sayılmıştır.

Genel anlamı ile tam yargı davaları, idarenin faaliyetlerinden ötürü, hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından idare aleyhine açılan tazminat davaları olup, idarenin hukuki (mali/tazmin) sorumluluğunun yargı aracılığıyla belirlenip hüküm altına alınmasını sağlamaktadır.

İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.

Tam yargı davalarında, öncelikle zarara yol açtığı öne sürülen idari işlem veya eylemin hukuka uygunluğunun denetimi yapılacağından, mahkemece, olayın oluşumu ve zararın niteliği irdelenip, idarenin hizmet kusuru olup olmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkelerinin uygulanıp uygulanmayacağının incelenmesi, tazminata hükmedilirken de her halde sorumluluk sebebinin açıkça belirtilmesi gerekmektedir.

İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmektedir. Hizmet kusurundan dolayı sorumluluk, idarenin sorumluluğunun doğrudan ve asli nedenini oluşturmaktadır.

İdarelerin kamu hizmetlerinin gereği gibi işlemesini sağlayacak organizasyonları yaparak, yeterli araç ve gereçle donatılmış bina, tesis ve araçlarda hizmetin özelliğine uygun olarak seçilen ve yetişmiş personelle hizmeti yürütme yükümlülüğünün bulunduğu tartışmasızdır.

Zarar gören kişinin hizmetten yararlanan durumunda olduğu ve hizmetin riskli bir nitelik taşıdığı sağlık hizmetinde, idarenin tazmin yükümlülüğünün doğması için; zararın, idarenin hizmet kusuru sonucu meydana gelmiş olması gerekmektedir.

Öte yandan, manevi zararın varlığı, sadece şeref, haysiyet ve onur kırıcı işlem ve eylemlere maruz kalmış ya da kişilerin vücut bütünlüğünün ihlal edilmiş olmasına, ölüm nedeniyle ağır bir elem, üzüntü duyulması şartına bağlı olmayıp; idarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetini gereği gibi eksiksiz olarak sunamaması nedeniyle ilgililerin yeterli hizmet alamamalarından dolayı üzüntü ve sıkıntı duymaları da manevi zararın varlığı ve manevi tazminatın hükmedilmesi için yeterli bulunmaktadır.

Manevi tazminat, mal varlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, manevi tatmin aracıdır. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar.

Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli ve idari faaliyetin niteliği gözetilerek hakkaniyetli olması ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME

Manevi tazminat; malvarlığında meydana gelen bir eksilmeyi karşılamaya yönelik bir tazmin aracı değil, tatmin aracıdır. Başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı, manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu hale getirmektedir. Olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının duyulan elem ve ızdırabı giderecek bir oranda olması gerekmektedir. İşte bu niteliğinden dolayı sorumluluk hukukunun genel çerçevesinde manevi tazminatın miktarı her bir olay ve birey yönünden yargı yerlerince ayrı ayrı değerlendirilmektedir.

Dosyanın incelenmesinden. Bölge İdare Mahkemesince, temyize konu kararla, uyuşmazlık konusu olayda, davacı ...'in hastalığının yanlış teşhis edilerek bir yıldan fazla bir süre ağrı çekmesine sebebiyet verildiği ve hastalığının teşhisinin gecikmesinin verdiği üzüntü, davalı idarenin hizmet kusurunun varlığı, Dairenin manevi tazminat tutarı yönünden ilkesel olarak belirlediği tutar dikkate alınarak,

davalı idarenin ve davalı idare yanında müdahillerin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı kaldırılarak davacıların manevi tazminat istemlerinin 20.000,00 TL'lik kısmının kabulüne manevi tazminat taleplerinin fazlaya ilişkin kısımın reddine karar verilmiş ise de;

dava konusu olayda davacılardan ...'in hastalığının teşhis, tetkik ve tedavi uygulamalarında gecikme söz konusu olmasa idi görme kaybının tedavi ihtimalleri bakımından alınabilecek tedbirlerin alınabilmesi imkanı olabileceği göz önünde bulundurulduğunda, gereken tedavinin zamanında uygulanmamasından dolayı ömür boyu şüphe duyacakları açık olan davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için makul ve hakkaniyetli bir miktarda manevi tazminata hükmolunması gerekirken, manevi tazminat taleplerinin kısmen reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

Yukarıda yer verilen açıklamalar ile dava konusu olayın oluş şekli, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırap dikkate alındığında davacıların manevi zararının karşılığı olarak İdare Mahkemesince takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu sonucuna varıldığından; İdare Mahkemesi kararının kısmen kabulüne ilişkin kısmına yönelik davalı idare ile davalı idare yanında müdahillerin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararının belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu itibarla, davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının manevi tazminat istemine ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin ve müdahil ...'ın temyiz istemlerinin REDDİNE,

2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının maddi tazminat istemlerine ilişkin kısmının ONANMASINA, manevi tazminat istemlerine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 16/10/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2022/4731, K. 2025/4609, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Temyiz Eden Müdahil
  4. Yargılama Süreci
  5. Düşüncesi
  6. Türk Milleti Adına
  7. İnceleme Ve Gerekçe
  8. Maddi Olay
  9. İlgili Mevzuat
  10. Hukuki Değerlendirme
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2022/4731
Karar No
2025/4609
Tarih
16 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • Danıştay 10. Daire E.2022/4746 K.2025/4608
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4756 K.2025/4788
  • Danıştay 12. Daire E.2022/4766 K.2025/4251
  • Danıştay 8. Daire E.2022/4834 K.2025/7487
  • Danıştay 10. Daire E.2022/4919 K.2025/4573
  • Danıştay 8. Daire E.2022/5008 K.2025/7388

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.