KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5252 E., 2023/2060 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Nisan 2023
- Esas No
- 2022/5252
- Karar No
- 2023/2060
- Temyiz eden (davacı)
- … Kooperatifi
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Genel Müdürlüğü / …
- İstemin_konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Davanın konusu
- Davacı tarafından; Konya ili, Sarayönü ilçesi, … Mahallesi, … Mevkiinde bulunan … ada-…, … ada-… ve …, … ada-…, … ada-… ve …, … ada-…, … ve … parsel sayılı taşınmazları kapsayan alanda yapılan arazi toplulaştırması işleminin anılan taşınmazlar yönünden iptali istenilmiştir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
514 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından; mülkiyet hakkı yönünden dava açmadığı, uyuşmazlık konusu taşınmazlarda bulunan ve maliki olduğu su kuyuları yönünden dava açtığı, yönetim kurulunun kooperatifin bütün hukuki işlemlerini yapabilme yetkisinin bulunduğu, su kuyularının kullanım hakkını ücret karşılığında verdiği ve bu şekilde gelir elde ettiği, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda maddi menfaatinin ihlal edildiği, dava açma ehliyetinin bulunduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X)-KARŞI OY
Bakılan uyuşmazlıkta, davacı tarafından, uyuşmazlık konusu taşınmazlarda yer alan ve mülkiyetinde olduğunu ileri sürdüğü su kuyuları yönünden dava açıldığının, su kuyularının kullanım hakkını ücret karşılığında üyelerine verdiğinin ve bu şekilde gelir elde ettiğinin, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda, su kuyularının yerlerinin değiştirilmesi suretiyle kullanılamaz hale getirildiğinin maddi menfaatinin etkilendiğinin iddia edildiği görülmektedir.
İdare Mahkemesince, malik olmayan davacı Kooperatifin dava açma ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın ehliyet yönünden reddine, Bölge İdare Mahkemesince de davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Olayda, davacı Kooperatifin taşınmaz mülkiyeti yönünden dava açmadığı, mülkiyetinde olduğunu ileri sürdüğü su kuyuları yönünden dava açtığı, dava konusu toplulaştırma işlemi sonucunda, su kuyularının yerlerinin değiştirildiğini ve kullanılamaz hale geldiğini, maddi menfaatinin etkilendiğini iddia ettiği, ancak Bölge İdare Mahkemesince söz konusu su kuyularının kime ait olduğu, davacının menfaatinin etkilenip etkilenmediği yönünden bir araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenle, eksik incelemeye dayalı verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla aksi yöndeki Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/5252, K. 2023/2060, 13 Nisan 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama