KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/6486 E., 2025/4440 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2025
- Esas No
- 2022/6486
- Karar No
- 2025/4440
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı / ...
- Vekili
- 1. Huk. Müş. Yrd. ...
- İstemlerin_konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Karar Metni
1.036 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Davanın_konusu
Davacı tarafından, Şırnak ili, Silopi ilçesinde 14/12/2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağı sürecinde, 03/01/2016 tarihinde, yaralanmasında davalı idarenin sorumluluğu bulunduğundan bahisle, uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık; 50.000,00 TL maddi tazminat (miktar artırımı ile 344.122,23 TL) ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI: Davacı tarafından, maddi tazminat hesabının genel hükümlere göre yapılması gerektiği iddiasıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından, dava konusu olayın terör olayı olduğu ve 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminata yer verilmediğinden davacı lehine manevi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu iddialarıyla Bölge İdare Mahkemesi kararının idareleri aleyhine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI: Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ:...
DÜŞÜNCESİ
Bölge İdare Mahkemesi kararının manevi tazminata ilişkin kısmının onanması, maddi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Yasal Faiz ve Vekalet Ücreti Dışında Kalan Kısımlarının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın yukarıda belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının Yasal Faiz ve Vekalet Ücretine İlişkin Kısımlarının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,
ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin 3. fıkrası uyarınca vekalet ücretinin takdirinde dava sonucunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin esas alınması gerekmektedir.
20/11/2021 tarih ve 31665 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ve temyize konu kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin "Tarifelerin üçüncü kısmına göre ücret" başlıklı 13. maddesinde "(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası,
16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.
(2) Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.(3) Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez.(4) Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur." düzenlemesi yer almaktadır.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında kabulüne karar verilen maddi tazminat tutarına davacının idareye başvuru tarihi olduğu belirtilerek, 26/07/2017 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verildiği görülmektedir. Ancak davacının idareye başvuru tarihi, 26/07/2017 tarihi değil, 26/07/2016 tarihidir.
Yine kabulüne karar verilen 16.973,14 TL maddi tazminat tutarı üzerinden, Tarifenin üçüncü kısmına göre davacı lehine 2.604,90 TL, reddedilen maddi tazminat tutarı üzerinden davalı idare lehine 2.604,90 TL vekalet ücretine hükmedildiği görülmektedir.
Kabulüne karar verilen maddi tazminat tutarı üzerinden Tarifenin üçüncü kısmına göre hesaplanan 2.545,97 TL vekalet ücreti hatalı hesaplandığından, temyize konu kararda belirtildiğinin aksine, Tarifenin ikinci kısmında belirtilen 2.550,00 TL tutarındaki maktu vekalet ücretinin altında kalmaktadır.
Yukarıda belirtilen durumların sehven olduğu anlaşıldığından, temyize konu kararın hüküm fıkrasında yer alan. "2-.... 16.973,14 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 26.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine,..." ibaresinin. "2-.... 16.973,14 TL maddi tazminatın, idareye başvuru tarihi olan 26/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine,..." şeklinde.
"10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve kabul edilen maddi tazminat yönünden 2.604,90 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, 11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve reddedilen maddi tazminat yönünden 2.604,90 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine," ibarelerinin.
"10-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve kabul edilen maddi tazminat yönünden 2.550,00 TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya verilmesine, 11-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ve reddedilen maddi tazminat yönünden 2.550,00 TL avukatlık ücretinin davacı tarafından davalı idareye verilmesine," şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
Danıştay 10. Daire, E. 2022/6486, K. 2025/4440, 9 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama