İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /10. Daire

DANIŞTAY · 10. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 10. Daire E.2023/1043 K.2023/7454

2- … 3- … 4- … VEKİLİ : Av. …

Esas2023/1043Karar2023/7454Tarih23 Kasım 2023Okuma10 dk · 1.991 kelime

KÜNYE

Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1043 E., 2023/7454 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire

Karar tarihi
23 Kasım 2023
Esas No
2023/1043
Karar No
2023/7454
Temyiz eden (davacılar)
1- …
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.991 kelime·10 dk okuma·8 bölüm

2- … 3- … 4- … VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA

VEKİLLERİ

Huk. Müş. V. … Hukuk Müşaviri Av. …

TEMYİZ EDEN

(DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) : 1- …

VEKİLİ : Av. … 2- … VEKİLİ : Av. … 3- … Sigorta A.Ş. VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahiller tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun safra kesesi taşı sebebiyle 24/03/2017 tarihinde Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan ameliyat ve tedavi süreci neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla eş ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 625.434,00 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; çocuk ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 108.930,00 TL) maddi, 150.000.00 TL manevi; çocuk ... için 1.000,00TL (miktar artırımı ile 64.516,00TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; çocuk ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, ayrıca davalı idare yanında müdahil Dr. ... hakkında yürütülen yargılama neticesinde ...

Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda; muris ...'ya uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olmadığının belirtilmesi nedeniyle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 625.434,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise miktar artırım tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), ... için 108.930,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren,

kalan kısım için ise miktar artırım tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), ...'ya 64.516,00 TL (1.000,00 TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise miktar artırım tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerine yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ...

İdare Mahkemesi kararının, davacıların maddi tazminat taleplerinin aynen, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, toplam 1.023.880,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine ilişkin kısmına karşı davalı idare ve davalı idare yanında müdahil Bekir Serdar Aksoy tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, Mahkemece reddedilen (375.000,00 TL) manevi tazminat miktarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (davalı lehine belirlenen ücret,

Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca davacı taraf lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceğinde) 24.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, hükmedilen maddi tazminat miktarı (798.880,00 TL) üzerinden Mahkemesince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar lehine 56.994,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesi gerektiği, davalı idare ve davalı idare yanında müdahiller tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğu, olay kapsamında yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiği, maddi tazminat hesabının hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı idare yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ

Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilen yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmiş; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına,

ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.

Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.

Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.

Bu nedenle, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir.

Bu durumda; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; "Davacıların, hükmedilen maddi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf istemlerinin kabulüne; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve E:2019/2011, K:2021/467 sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan;

' a. ...'ya 625.434,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise ıslah tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine,

b. ...'ya 108.930,00-TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise ıslah tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine,

c. ...'ya 64.516,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise ıslah tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine,' ibaresinin,

'a. ...'ya 625.434,00 TL

b. ...'ya 108.930,00 TL

c. ...'ya 64.516,00 TL

maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine...' şeklinde düzeltilmesine..." ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.

B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının, davacı tarafından ödenen nispi karar harcının yarısının davacılar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının yarısının davacılar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.

Bu durumda, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; "Davacıların, nispi karar harcına yönelik istinaf istemlerinin kabulüne; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, '...davacı tarafından ödenen 4.837,18-TL nispi karar harcının yarısı olan 2.418,59-TL'nin davalı idare tarafından davacıya verilmesine,...' ibaresinin '...davacı tarafından ödenen 4.837,18 TL nispi karar harcının davalı idare tarafından davacılara verilmesine,...' şeklinde düzeltilmesine..." ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.

C) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmemesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:

Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlığa ilişkin ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.

Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır. Anılan hükümde usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Söz konusu ilke uyarınca hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.

Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmasına rağmen, İdare Mahkemesince, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ise hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında bu hususta hüküm kurulmadığı görülmektedir.

Buna göre, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına, taleple bağlılık ilkesi gereği idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, bu tazminat tutarı yönünden faize ilişkin hüküm kurulmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR SONUCU

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idare ve davalı idare yanında müdahillerin temyiz istemlerinin REDDİNE,

2. Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ise yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.

Danıştay 10. Daire, E. 2023/1043, K. 2023/7454, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Vekilleri
  4. Temyiz Eden
  5. (Davalı Yanında Müdahiller) : 1- …
  6. Yargılama Süreci
  7. Danıştay Tetkik Hakimi : …
  8. Düşüncesi
  9. Türk Milleti Adına
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
10. Daire
Esas No
2023/1043
Karar No
2023/7454
Tarih
23 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • Danıştay İdare Dava Daireleri Kurulu E.2023/1050 K.2023/2933
  • Danıştay 7. Daire E.2023/1051 K.2023/4603
  • Danıştay 7. Daire E.2023/1052 K.2023/4443
  • Danıştay 3. Daire E.2023/1055 K.2023/4212
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1056 K.2023/4664
  • Danıştay 13. Daire E.2023/1059 K.2023/4668

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.