KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/5418 E., 2023/7049 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2023
- Esas No
- 2023/5418
- Karar No
- 2023/7049
- Temyiz eden (davalı)
- … Valiliği
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
Karar Metni
416 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İstemin_konusu
Davacı tarafından; ikamet etmekte olduğu Bingöl ili, Solhan ilçesi, … köyünde meydana gelen terör olayları sonucunda oluşan güvenlik kaygısı nedeniyle köyünden göç etmek zorunda kaldığından bahisle uğradığını iddia ettiği zararının 5233 sayılı Kanun kapsamında tazmini talebiyle yapmış olduğu başvurunun reddedilmesine ilişkin Bingöl Valiliği Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın … tarih ve … sayılı işleminin iptali istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 23/10/2018 tarih ve E:2014/1685, K:2018/7159 sayılı bozma kararına uyularak dava konusu işlemin iptali yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, Komisyon tarafından yapılan keşif ve elde edilen bilgi ve belgelerden davacıya ait malvarlığı bulunmadığının tespit edildiği, ayrıca davacının da zararını ispata yarayan bilgi ve belge sunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının açıklamalı onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bununla birlikte Mahkeme kararı gereği yerine getirilirken; kadastrosu tamamlanan yerlerde mülkiyet durumunun esas alınması, bu bakımdan zilyetlik iddiasında bulunulan yerlerin ya da daha önce yapılmış olan keşiflerde başvurucu lehine tespit edilmiş olan taşınmazların, tapu kayıtlarının gerek davacıdan (başvurucudan) istenilmesi, gerekse davalı idarece araştırılması,
zilyetlik iddiası ile kadastro tespiti arasında var olabilecek farklı durumların nedeninin davacıdan (başvurucudan) (belge, sözleşme, dava vs. ile) ispatlanmasının istenilmesi gerekmekte olup, bu ispatın gerçekleştirilemediği tapusu bulunmayan taşınmazlar hakkındaki zilyetlik iddialarının ise dinlenmeyeceği, bu anlamda 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması gereken bir zararın oluşup oluşmadığına ve mükerrer ödemelerde bulunulmamasına dikkat edileceği açıktır.
Danıştay 10. Daire, E. 2023/5418, K. 2023/7049, 16 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama