KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2266 E., 2024/3508 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/2266
- Karar No
- 2024/3508
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- ...
Karar Metni
629 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- ... 3- ... VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yakınları ...'ü kaybeden davacılar tarafından, olay nedeniyle uğradıklarını iddia ettikleri maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle yapılan başvurunun zımnen reddine dair işlemin iptali ile uğradıklarını iddia ettikleri zararlara karşılık müteveffanın eşi ... için 15.000,00 TL, çocukları ... ve ...'ün her biri için ayrı ayrı 10.000,00 TL olmak üzere toplam 35.000,00 TL (miktar artırımı ile ... için 635.229,90 TL, ... için 26.795,80 TL, ... için 30.401,35 TL) maddi tazminatın ve davacılardan her biri için ayrı ayrı 300.000,00 TL olmak üzere toplam 900.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava konusu işlemin incelenmeksizin reddine, tazminat talepleri yönünden davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 23/02/2022 tarih ve E:2021/4412, K:2022/977 sayılı kısmen bozma kararına uyularak, davacıların ve davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, kararın hem hukuki nitelendirme hem belirlenen tazminat miktarları açısından hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığı, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, sosyal risk ilkesine dayalı olarak genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, idarenin hizmetin işleyişine ilişkin kusurunun bulunmadığına yönelik tespitin kabul edilmediği, idarenin ağır hizmet kusurunun olduğu, yaşam hakkı, hak arama ve adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu,
aleyhlerine hükmedilen vekalet ücretinin hukuka aykırı olduğu ve kaldırılması gerektiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği iddialarıyla;
davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idarelerden Ankara Valiliği tarafından temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ve davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2266, K. 2024/3508, 30 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama