KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2278 E., 2024/3708 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 7 Ekim 2024
- Esas No
- 2024/2278
- Karar No
- 2024/3708
- Temyiz eden (davacılar)
- 1- Kendi adına asaleten ... adına velayeten ...
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- ... VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ
Hukuk Müşaviri ... 2- ... Valiliği VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, ... tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleşen terör saldırısı sonucunda ...'ın ölümü nedeniyle ... için 229.428,84 TL, ... için 47.926,33 TL, ... için 35.000,00 TL olmak üzere toplam 312,355,17 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren; her bir davacı için ayrı ayrı 300.000,00-TL olmak üzere toplam 900.000,00 TL manevi tazminatın ise idareye başvuru tarihi olan 07/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 13/10/2022 tarih ve E:2022/958 K:2022/2871 sayılı bozma kararına uyularak tarafların istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, 5233 sayılı Kanun'a göre hesaplama yapılmasının hukuka aykırı olduğu, genel hükümler kapsamında gerçek zararın tespiti ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, idarenin ağır hizmet kusuru olduğu, yaşam hakkı, adil yargılanma haklarının ihlal edildiği, duyulan acı ve eleme karşılık hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğu, hükmedilen tazminat miktarları için olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği, yargılama gideri ve harç yönünden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, dava konusu olaya ilişkin ...
Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan E:... numaralı dosyanın karar sonucunun beklenilmesi gerektiği, idarelerinin kusur sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığından ötürü manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığı, kusursuz sorumluluk ilkesine göre manevi tazminata hükmedilemeyeceği,hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği iddialarıyla;
davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yöneltilmesinin hukuka aykırı olduğu, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun uyarınca çözümlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğu, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacılar ve davalı Ankara Valiliği tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2278, K. 2024/3708, 7 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama