KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/2289 E., 2024/3229 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas No
- 2024/2289
- Karar No
- 2024/3229
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Temyiz eden (davalılar)
- 1- ... Bakanlığı / ANKARA
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
Karar Metni
532 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
2- ... Valiliği / ... VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU : 10/10/2015 tarihinde Ankara Garı önünde meydana gelen patlama neticesinde yaralanan davacı tarafından, olayda idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 25.000,00 TL maddi (miktar artırımı ile 1.074,509,01 TL) ve 75.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davanın maddi tazminat istemi yönünden kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden ise kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin 26/05/2022 tarih ve E:2021/7378, K:2022/2846 sayılı bozma kararına uyularak davalı idarelerin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen reddine, kararın maddi tazminata yönelik kısmının kaldırılmasına, maddi tazminat isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dosyadaki bilgi ve belgelere göre idarenin meydana gelen olayda hizmet kusurunun bulunduğu, hizmet kusurunun kabulü ile tazminata hükmedilmesi gerektiği, 5233 sayılı Kanun kapsamında tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğu, Anayasal haklarının ihlal edildiği iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, ceza davasının sonucunun beklenilmesi gerektiği, idarelerinin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, olayın terör eylemi olduğu iddialarıyla; davalı Ankara Valiliği tarafından ise davada idarelerine husumetin yönetilmesinin hukuka aykırı olduğu,
manevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak miktarda olması gerektiği, manevi tazminatın 5233 sayılı Kanunun kapsamı dışında kaldığı, faizin başlangıç tarihinin dava dilekçesinde belirtilen kısım için dava tarihinden, miktar artırımı ile artırılan kısım için miktar artırım dilekçesinin idarelerine tebliğ tarihinden itibaren olması gerektiği, olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı ve davalı Ankara Valiliğince karşılıklı olarak temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/2289, K. 2024/3229, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama