KÜNYE
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/5589 E., 2024/4756 K.·T.C. Danıştay Onuncu Daire
- Karar tarihi
- 13 Kasım 2024
- Esas No
- 2024/5589
- Karar No
- 2024/4756
- Davacılar
- 1- ...
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
2- ... VEKİLLERİ : Av. ...
DAVALI : ... / ...
DAVANIN_ÖZETİ : 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 12. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca davacıların kazandığı Türk vatandaşlığının, aynı Kanun'un 40. maddesi uyarınca geri alınmasına ilişkin ... tarih ve ... (Dilekçe ekinde sunulan evraktan dava dilekçesinde sehven karar numarasının ... olarak belirtildiği anlaşılmaktadır.) sayılı Cumhurbaşkanı kararının iptali ve yürütülmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacıların yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği; ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hususları düzenlenmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasında ise, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve aynı Kanun'un 3 ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği hükme bağlanmış; 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde de, dilekçelerin, 3 ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti hâlinde, otuz gün içinde 3 ve 5. maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenerek dava açılmak üzere reddedileceği hüküm altına alınmıştır.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden birisi taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçenin "davacılar" kısmında, ... ve... isimlerine yer verildiği; "konu" ile "sonuç ve istem" kısımlarında "müvekkil ... ve ailesine verilen vatandaşlığın geri alınması kararının" iptali ve yürütülmesinin durdurulmasının istenildiği; dilekçe içeriğinde ise, karı-koca olduğu anlaşılan ... ve ...'nın müşterek çocuklarıyla birlikte istisnai olarak Türk vatandaşlığını kazandıkları, Türk vatandaşlıklarının geri alınması nedeniyle çocuklarıyla birlikte mağdur olduklarının belirtildiği görülmektedir.
Dava dilekçesi bu haliyle değerlendirildiğinde, davacıların çocuğu/çocukları bakımından Türk vatandaşlığının geri alınması işleminin iptalinin istenilip istenilmediği hususunda tereddüt meydana gelmiştir.
Bu durumda, davacıların çocuklarının Türk vatandaşlığının geri alınmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı kararı var ise bu kararın da iptalinin istenilip istenilmediği hususunun açıkça ifade edilmesi, iptali isteniliyor ise; reşit olmayan çocuğun/çocukların bulunması halinde bu çocuk/çocuklar adına anne ve babanın veli sıfatıyla hareket ettiği belirtilerek, çocuğunun/çocuklarının reşit olması halinde ise bu kişiler tarafından verilen vekalete istinaden usulüne uygun düzenlenmiş vekaletname ile yetkilendirilmiş vekil tarafından dava açma iradelerinin ortaya konulması, davanın belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle açılması gerekmektedir.
Öte yandan, davanın yenilenmesi durumunda dilekçede İçişleri Bakanlığının da hasım olarak gösterilmesi gerektiği açıktır.
Danıştay 10. Daire, E. 2024/5589, K. 2024/4756, 13 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama