İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 11. Daire E.1995/1713 K.1995/1329

TASFİYE HALİNDEKİ BİR ŞİRKETİN TASFİYE DÖNEMİYLE İLGİLİ VERGİ BORÇLARININ KANUNİ MUHATABI TASFİYE MEMURU OLUP ÖDEME EMRİNİN DÜZENLENDİĞİ TARİHTE TASFİYE HALİ DEVAM EDEN ŞİRKETİN BORÇLARINDAN ŞİRKET ORTAĞINI SORUMLU TUTMANIN MÜMKÜN OLAMAYACAĞI HK.<

Esas1995/1713Karar1995/1329Tarih2 Mayıs 1995Okuma4 dk · 818 kelime

KÜNYE

11. Daire 1995/1713 E., 1995/1329 K.

Mercii
Danıştay
Karar tarihi
2 Mayıs 1995
Daire
ONBİRİNCİ DAİRE
Karar Yılı
1995
Karar No
1329
Esas Yılı
1995
Esas No
1713
Karar Tarihi
02/05/995
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

818 kelime·4 dk okuma

TASFİYE HALİNDEKİ BİR ŞİRKETİN TASFİYE DÖNEMİYLE İLGİLİ VERGİ BORÇLARININ KANUNİ MUHATABI TASFİYE MEMURU OLUP ÖDEME EMRİNİN DÜZENLENDİĞİ TARİHTE TASFİYE HALİ DEVAM EDEN ŞİRKETİN BORÇLARINDAN ŞİRKET ORTAĞINI SORUMLU TUTMANIN MÜMKÜN OLAMAYACAĞI HK.<

Vadesinde ödenmediğinden kesinleştiği ileri sürülen 1989 yılı Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin amme alacağının gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla yükümlü şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edilmiştir. ... Vergi Mahkemesi ... sayılı kararı ile.

19.9.1988 tarihinde tasfiyeye girdiği anlaşılan şirket adına düzenlenen ihbarnameler ile ödeme emirlerinde, tasfiyeye giriliş tarihinden itibaren muhatabın tasfiye memuru olması gerekeceğinden isabet bulunmadığı, öte yandan şirketin tasfiyeye geçtikten sonra katma değer vergisine tabi bir mal teslimi ve hizmet ifasının bulunup bulunmadığı hususunda bir araştırma yapılıp takdir komisyonuna done verilmediği de anlaşıldığından takdirin dayanağının bulunduğundan da söz edilmesinin mümkün olmadığı,

bu durumda, şirketin vergi borcu olduğundan bahsetmenin genel hukuk ve vergide adalet ilkelerine ters düşeceği gerekçesiyle ödeme emirlerini iptal etmiştir.

Vergi dairesi müdürlüğü, tasfiye halinde de olsa beyannamelerini vermek zorunda olan şirketin, bu yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle takdire gidilmesinde isabetsizlik olmadığı, takdir edilen matrah üzerinden yapılan tarhiyatın ihtilafsız kesinleşmesi nedeni ile de tahsili amacıyla şirket adına ödeme emri düzenlenmesinde 6183 sayılı Kanunun 55 inci maddesine aykırılık bulunmadığı, dava konusu ödeme emirlerinin de, 19.9.1988 tarihinde tasfiye memuru olduğu anlaşılan yeni şirketine ait adresinde … tarafından tebellüğ edildiği,

bu durumda, tebligatın hatalı yapıldığından da söz edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemektedir.

Temyiz isteminin konusu; vadesinde ödenmeyerek kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla tasfiye halindeki şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin kanuni muhatabının kim olduğu, söz konusu ödeme emirlerinin kanuni temsilci olarak kime tebliğ edilmesi gerektiği ve kanunun öngörmediği kişiye yapılan tebliğ üzerine de bu kişinin ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açma ehliyeti bulunup bulunmadığı hususlarının çözümlenmesine ilişkindir.

213 sayılı Vergi Usul Kanununun "Kanuni temsilcilerin ödevi" başlıklı 10 uncu maddesinde, tüzel kişilerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği belirtilmiş olup, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun "Tasfiye halinde vazifeliler" başlıklı 32 nci maddesinde, hükmi şahısların tasfiyesinde bunların borçlu bulundukları amme alacaklarını ödeme ve bu kanun hükümlerinin tatbikiyle ilgili vecibelerin tasfiye memurlarına geçeceği hükmüne yer verilmiştir.

213 sayılı Kanunun "Tebliğ yapılacak kimseler" başlıklı 94 üncü maddesinde ise, tebliğin, mükelleflere, bunların kanuni temsilcilerine, umumi vekillerine veya vergi cezası kesilenlere yapılacağı, tüzelkişilere yapılacak tebliğin de, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılacağı hususu hüküm altına alınmış, aynı Kanunun "Vergi mahkemesinde dava açmaya yetkili olanlar" başlıklı 377 nci maddesinin 1. fıkrasında da, mükelleflerin ve kendilerine vergi cezası kesilenlerin, tarh edilen vergilere ve kesilen cezalara karşı vergi mahkemesinde dava açabilecekleri belirtilmiştir.

Diğer yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14 üncü maddesinin 3 üncü fıkrasının (c) bendinde, dilekçelerin, .... ehliyet, .... yönlerinden sırasıyla inceleneceği, aynı Kanunun 15 inci maddesinin 1 inci fıkrasının (b) bendinde de, 14 üncü maddenin 3 (c) .... bentlerinde yazılı hallerde davanın reddine karar verileceği hususları hüküm altına alınmıştır.

Olayda, dosyada mevcut tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden, limited şirketin tarihli ortaklar kurulu kararı ile tasfiyeye girdiği, bu durumun tarihinde tescil edilerek, şirket kanuni temsilciliğine şirket ortağı adlı kişinin tasfiye memuru olarak tayin edildiği anlaşılmıştır. Buna karşın, şirketin tasfiyeye geçtiği tarihten çok sonra ve tasfiye dönemi vergi borçlarının tahsili için şirket adına düzenlenen ödeme emirleri şirketin kuruluşundan itibaren beş yıllığına şirket müdürlüğüne seçilen tebliğ edilmiş olup, bu kişinin de şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı şirket adına imzalamış olduğu dava dilekçesine dayanarak söz konusu ödeme emirlerinin iptali istemiyle mahkemeye başvurduğu görülmüştür.

Tasfiye halindeki bir şirketin, tasfiye dönemiyle ilgili olarak vadesinde ödenmeyerek kesinleştiği ileri sürülen vergi borçlarının kanuni muhatabının tasfiye memuru olması gerektiği hususu yukarıda anılan 213 sayılı Kanunun 10 uncu ve 6183 sayılı Kanunun 32 nci maddesi hükümlerine göre tartışmasızdır.

Bu nedenle, 213 sayılı Kanunun 94 üncü maddesinin 2 nci fıkrası hükmüne uygun bir biçimde söz konusu ödeme emirlerinin şirket tasfiye memuru olarak tayin edilen tebliğ edilip, bu kişinin de borcun kanuni muhatabı sıfatıyla şirket adına dava açması gerekirken, bu aşamada, şirket kanuni temsilcisi konumunda bulunmayan kişiye tebliğ edilmemesi gereken ödeme emirlerine karşı davacının 213 sayılı Kanunun 377 nci maddesinin 1 inci fıkrası hükmü gözönünde bulundurulduğunda dava açma hakkı bulunduğundan söz edilemez.

Öte yandan, davacının, tasfiye hali ödeme emrinin düzenlendiği tarihte devam ettiği anlaşılan şirket adına tasfiye dönemi vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emri kapsamı vergi ve cezadan sorumlu tutularak takip edilmesinin de bu aşamada mümkün olmadığı tartışmasızdır.

Bu durumda, tasfiyeye giren ve dosyadaki belgelerden tasfiyesinin henüz sonuçlanmadığı anlaşılan limited şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerine karşı usulüne uygun bir tebliğ sonucunda yalnızca tasfiye memuru dava açma hakkında sahip bulunduğundan olayın bu kapsamda ve 2577 sayılı Kanunun 14 üncü maddesinin 3 (c) fıkrası ve 15 inci maddesinin 1 (b) fıkrası gözönünde bulundurularak öncelikle dava açma ehliyeti açısından irdelenmek suretiyle karar verilmesi gerekirken, mahkemece, bu hususlar dikkate alınmadan esasa girilerek ödeme emirlerinin iptal edilmesinde isabet bulunmamıştır.

SONUÇ / HÜKÜM

Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulüne, ... Vergi Mahkemesinin ... gün ve ... sayılı kararının bozulmasına karar verildi.

Danıştay 11. Daire, E. 1995/1713, K. 1995/1329, 2 Mayıs 1995 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
1995/1713
Karar No
1995/1329
Tarih
2 Mayıs 1995

İlgili Kararlar

  • Danıştay 3. Daire E.1995/1874 K.1995/1594
  • Danıştay 11. Daire E.1995/2092 K.1995/1370
  • Danıştay 11. Daire E.1995/2123 K.1995/1514
  • Danıştay 5. Daire E.1992/1492 K.1995/1966
  • Danıştay 5. Daire E.1992/1623 K.1995/2335
  • Danıştay 5. Daire E.1992/2782 K.1995/1957

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.