İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Danıştay Kararları
  3. /11. Daire

DANIŞTAY · 11. DAİRE

İçtihat Metni

Danıştay 11. Daire E.2008/9766 K.2010/5199

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

Esas2008/9766Karar2010/5199Tarih15 Haziran 2010Okuma4 dk · 895 kelime

KÜNYE

11. Daire 2008/9766 E., 2010/5199 K.·T.C. Danıştay Onbirinci Daire

Karar tarihi
15 Haziran 2010
Esas No
2008/9766
Karar No
2010/5199
Temyiz İsteminde Bulunan(Davalı)
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı
Vekili
…
Karşı Taraf (Davacılar)
1- …
İstemin Özeti
…. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın; davalı idare tarafından, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
Savunmanın Özeti
İstemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
Tetkik Hâkimi
…
Düşüncesi
Temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, 2577 Kanun'un 49. maddesinin 1. fıkrasında sayılan bozma nedenlerine uymadığından, temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir.
Danıştay Savcısı
…
Düşüncesi
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49'uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir.
Karar metni, Danıştay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

895 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren Danıştay Onbirinci Dairesince gereği görüşüldü:

Dava, davacıların jandarma er olarak görev yapmakta iken vefat eden oğullarının, vazife malülü kabul edilerek taraflarına 3713 sayılı Kanun uyarınca aylık bağlanması istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ve yoksun kalınan maddi haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince; davacıların oğlunun terör eylemlerinin önlenmesi, takip edilmesi ve etkisiz hale getirilmesi amacıyla görevli iken yapılan bir operasyon sırasında düştüğü ve buna bağlı olarak oluşan akciğer embolisi nedeniyle vefat ettiği anlaşıldığından, ölüm olayının, terör eyleminin neden ve etkisiyle oluştuğunun kabulü ile 3713 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek suretiyle davacılara aylık bağlanması gerekirken aksi yönde tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve yoksun kalınan tüm parasal hakların dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine karar verilmiştir.

Davalı idare tarafından, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu’nun 21. maddesinde; kamu görevlilerinden yurtiçinde ve yurtdışında görevlerini ifa ederlerken, terör eylemlerine muhatap olarak ölen veya öldürülenler hakkında 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanacağı; (a) bendinde;

ayrıca, ölenlerin aylığa müstehak dul ve yetimlerine bağlanacak aylığın toplam tutarının, bunların görevde olan emsallerinin almakta oldukları aylıklardan az olamayacağı, yaşamak için gereken hareketleri yapamayacak ve başkasının yardım ve desteğine muhtaç olacak derecede malul olanlar ile ölenlerin dul ve yetimlerine en yüksek Devlet memuru aylığı üzerinden, 30 yıl hizmet yapmış gibi emekli ikramiyesi ödeneceği; (h) bendinde; terörle mücadele görevi ifa ederken ölen erbaş ve erlerin anne ve babalarının (d) bendinde öngörülen ücretsiz seyahat hakkından aynen yararlanacağı belirtilmiştir.

2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanunun;’Amaç başlıklı 1. maddesinde; bu Kanunun amacının barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya sakat kalmaları halinde ödenecek nakdi tazminat ile birlikte bağlanacak aylığın, bu yüzden yaralanmaları halinde ödenecek nakdi tazminatın esas ve yöntemlerinin düzenlenmesi olduğu, 2. maddesinin (a) fıkrasında ise, bu Kanunun içgüvenlik ve asayişin korunması veya kaçakçılığın men, takip ve tahkiki konularında görevlendirilen Jandarma Genel Komutanlığı, Silahlı Kuvvetler mensuplarını kapsadığı hükmü yer almaktadır.

Diğer taraftan, 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu’nun 72. maddesinde; 2330 sayılı Kanun kapsamında mütalaa edilen görevler nedeniyle hayatlarını kaybetmiş bulunan iştirakçilerle, bunlardan aylık almakta iken ölenlerin baba veya analarına, ölüm tarihini takip eden aybaşından geçerli olarak aylık bağlanacağı kurala bağlanmıştır.

Yukarıda yer alan 3713 sayılı Kanunun 21. maddesinde; kamu görevlilerinin, bu görevlerini yapmalarından dolayı terör eylemlerine muhatap olarak malü duruma düşmeleri halinde kendileri, ölmeleri halinde ise dul ve yetimlerinin, bu Kanun hükmü ile tanınan bütün haklardan yararlanabileceği, buna karşın anılan madde hükmünün (h) bendinde, terörle mücadele görevi ifa ederken ölen erbaş ve erlerin anne ve babalarının ise, (d) bendinde öngörülen ücretsiz seyahat hakkından faydalanacaklarının belirtilmesi karşısında, davacıların, vefat eden oğullarının jandarma er olarak görev yapması nedeniyle, anılan maddenin (a) bendinde öngörülen aylık bağlanmasına ilişkin haktan yararlanmaları mümkün bulunmamaktadır.

Buna karşın, 2330 sayılı Kanun hükümlerinde, barışta güven ve asayişi korumakla görevli olan kişilerin bu görevlerinden dolayı maruz kaldıkları ölüm ve yaralanmalardan dolayı görev malülü olarak kabul edileceği ve bu nedenle görev malülü kabul edilen kişilere, bunların ölmeleri halinde yakınlarına, tabi oldukları sosyal güvenlik kurumunca aylık bağlanacağı belirtilmektedir.

Güvenlik ve asayişi korumakla görevli iken veya terör eylemlerinin önlenmesi ve etkisiz hale getirilmesi sırasında ölen er ve erbaşlar hakkında 2330 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı ve bu Kanun’a atıfta bulunan 5434 sayılı Kanun’un 72. maddesinin 4. fıkrasında öngörüldüğü üzere, ana ve babalarına malüllük ve muhtaçlık şartları aranmaksızın ölüm tarihini takip eden aybaşından geçerli olmak üzere aylık bağlanacağı açıktır.

Dosyanın incelenmesinden; davacıların vefat eden oğlunun, 13.11.2006 tarihinde terör örgütüne karşı icra edilen operasyona katıldığı sırada arazinin taşlık olması sebebiyle düştüğü, sevk edildiği Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde 22.11.2006 tarihinde vefat ettiği; olay nedeniyle askeri savcılık tarafından başlatılan soruşturma nedeniyle düzenlenen bilirkişi raporunda; müteveffanın pulmoner emboli (akciğer atardamarı ve dallarının, pıhtı ile tıkanması) nedeniyle vefat ettiği ve bunun operasyon sırasında düşmesine bağlı olarak gerçekleştiğinin belirtildiği,

davalı idare tarafından, ölüme neden olan hastalığın görevin neden ve etkisiyle olmadığından vazife malüllüğü hükümlerinin uygulanmadığı, davacıların, oğullarının vazife malülü kabul edilerek 3713 sayılı Kanun’a göre aylık bağlanması istemiyle yaptıkları başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

SONUÇ / HÜKÜM

Olayın, 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmek suretiyle davacılara 5434 sayılı Kanunun 72. maddesi uyarınca aylık bağlanması gerekmekte olup, İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde ve davacıların istemi de dikkate alınmak suretiyle karar verilmesi gerekirken, bu hususlar dikkate alılnmadan verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle; davalı idare temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesine, 15.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Danıştay 11. Daire, E. 2008/9766, K. 2010/5199, 15 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Danıştay
Daire
11. Daire
Esas No
2008/9766
Karar No
2010/5199
Tarih
15 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Danıştay 13. Daire E.2008/10796 K.2010/4769
  • Danıştay 13. Daire E.2009/479 K.2010/5372
  • Danıştay 8. Daire E.2009/692 K.2010/3552
  • Danıştay 13. Daire E.2009/763 K.2010/4771
  • Danıştay 3. Daire E.2009/3629 K.2010/2287
  • Danıştay 4. Daire E.2009/4029 K.2010/3462

Tüm Arşiv

Danıştay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.