KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/10078 E., 2022/1358 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Mart 2022
- Esas No
- 2018/10078
- Karar No
- 2022/1358
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
897 kelime·4 dk okuma·7 bölüm
Dava konusu istem: Ankara ili, ... Meslek Lisesinde müdür yardımcısı vekili olarak görev yapan davacının, görevi kötüye kullanma suçundan hakkında … Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla 1 yıl 19 gün hapis cezası verilerek cezanın ertelenmesi nedeniyle memuriyete engel cezası bulunduğundan bahisle 657 sayılı Kanun'un 98. maddesi uyarınca … tarihinde görevine son verilmiş, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile göreve son verme işleminin iptal edilmesi üzerine görevine son verildiği 14/09/2012 tarihinden, tekrar göreve başladığı 16/05/2014 tarihine kadar olan 21 aylık maaş ve özlük haklarının, her bir aylığın o ayı takip eden aydan itibaren yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi istenilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının özeti: ...İdare Mahkemesince; görevine son verilmesinden dolayı davacının mali hak kaybına uğradığı ve bu zararın da Mahkeme kararı ile hukuka aykırı olduğu tespit edilen idarenin işleminden kaynaklandığı görüldüğünden, davacının talebiyle bağlı kalınarak, görevden alma işleminin tesis edildği tarih olan 14/09/2012 tarihinden, tekrar göreve başladığı 16/05/2014 tarihi arasındaki döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının davalı idarece tazmin edilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüyle, davacının 14/09/2012 -16/05/2014 tarihleri arasında yoksun kaldığı bütün maaş ve parasal haklarının, davacının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya tazminen ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Ceza mahkemesi kararına ve 657 sayılı Kanun'un ilgili hükmüne dayanılarak davacı hakkında işlem tesis edildiği, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihten sonra uyarlama kararı gereğince davacı hakkındaki hapis cezasının 7 ay 8 güne indirildiği, dolayısıyla uyarlama kararının dava konusu işleme bir etkisinin olmayacağı belirtilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; bir idari işlem nedeniyle hakları ihlal edilen ilgililerin bu işlem nedeniyle uğradıkları parasal kayıplarının veya yoksun kaldıklarını öne sürdükleri mali haklarının gecikerek ödenmesi ya da hiç ödenmemesi durumunda bu gecikmeden doğacak zararı karşılayan bir meblağ olup, bu niteliği itibariyle yasal faiz, asıl alacağa bağlı fer’i bir alacak niteliğindedir.
Bir idari işlem veya eylemden dolayı uğranılan zararın tazmini istemiyle açılan davalarda, uygulanacak yasal faizin başlangıç tarihi olarak;
a) İdareye başvuru var ise, bu başvuru tarihinin;
b) İdareye başvuru yok ise, davanın açıldığı tarihin;
c) İdari işleme karşı açılan bir iptal davasında, sadece dava konusu işlemin iptalinin istenilmesi ve bu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine, bu iptal kararına dayalı olarak süresinde açılmış bir tam yargı davasında, ilk davanın (yani iptal davasının) açıldığı tarihteki başvuru tarihinin; başvuru yok ise, anılan iptal davasının açıldığı tarihin; esas alınması gerektiği, Danıştay İçtihatlarıyla istikrar kazanmıştır.
İdare Mahkemesince, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, iptal davasında başvuru tarihi olan 20/08/2013 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "davacının görevden alındığı tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya tazminen ödenmesine karar verilmiştir." şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, iptal davasında başvuru tarihi olan 20/08/2013 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
(X) KARŞI OY
Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte, davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda 1 yıldan fazla ceza alması nedeniyle memuriyet şartlarını kaybettiğinden 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verildiği 14/09/2012 tarihi itibarıyla göreve son verme işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmaması,
kanun değişikliği neticesi davacı tarafından başvurulan ceza uyarlaması sonucu davacının cezasının 7 ay 8 güne düşmesi ile 1 yılın altında kalması sonucunda memuriyet şartlarını tekrar taşır hale gelmesi nedeniyle, davacının görevine son verildiği 14/09/2012 tarihi ile uyarlama kararı sonrası tekrar atamasının yapılması istemiyle başvuruda bulunduğu 22/07/2013 tarihi arasındaki maaşlarının tazmininin mümkün bulunmadığı düşüncesiyle, Mahkeme kararının onanmasına ilişkin çoğunluk kararının 14/09/2012-22/07/2013 tarihleri arasına ilişkin kısmına katılmıyorum.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/10078, K. 2022/1358, 23 Mart 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama