KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2857 E., 2020/4353 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2020
- Esas No
- 2018/2857
- Karar No
- 2020/4353
- Temyiz eden (davalı)
- …Kurumu Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Jandarma Genel Komutanlığında uzman çavuş olarak görev yapmakta iken, kulaklarında meydana gelen işitme kaybı nedeniyle 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu uyarınca vazife malulü olarak emekliye sevk edilen davacı tarafından, vazife malullüğü aylığının 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamına alınması ve yoksun kalınan parasal hakların ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik işlemin iptali ile başvuru tarihinden geriye doğru 5 yıllık parasal haklarının başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, davacı tarafından 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun uyarınca nakdi tazminat ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada ..
İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararında yer alan tespitlerden, davacı hakkında vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasına neden olan işitme kaybının güvenlik ve asayişin sağlanmasına yönelik görevinin sebep ve tesiri ile meydana gelmesi nedeniyle 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğunun anlaşıldığı, 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun 117. maddesinde belirtilen beş yıllık zamanaşımı süresi esas alınarak,
davacının 22/01/2015 tarihli başvurusundan geriye doğru beş yıllık sürede yoksun kaldığı aylık farklarının davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptali ile başvuru tarihinden geriye doğru beş yıllık süre dahil olmak üzere yoksun kalınan aylık farklarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının maluliyetinin 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında kabul edilebilmesi için maluliyetin görevinden dolayı oluşması ya da görevi sona ermiş olsa bile yaptığı hizmet nedeniyle doğması gerektiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Kurum hakkında yargılama harcının ödenmesine karar verilemeyeceği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, nakdi tazminat ödenmesi istemiyle açılan davada davacının maluliyetinin 2330 sayılı Kanun kapsamında olduğu yolunda verilen kararın kesinleştiği, dolayısıyla vazife malullüğü aylığının aynı Kanun kapsamına alınması istemiyle açılan davada verilen iptal kararının hukuka uygun olduğu, davalı idarenin yargılama giderleri içerisinde olan dava harcını ödemekle yükümlü olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/2857, K. 2020/4353, 16 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama