KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/3517 E., 2020/3759 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas No
- 2018/3517
- Karar No
- 2020/3759
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı - …
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yrd. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İçişleri Bakanlığı İdari ve Mali İşler Daire Başkanlığı'nda sivil savunma uzmanı olarak görev yapan davacı tarafından, özlük haklarının şube müdürü kadro ünvanı üzerinden ödenmesi talebiyle yapmış olduğu başvurunun cevap verilmemek suretiyle zımnen reddedilmesine ilişkin davalı idare işleminin iptali ile itibaren yoksun kalınan maaş, ödeme ve tüm hakedişlerin yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derecde Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince, Anayasa'da memurların ve diğer kamu görevlilerinin nitelikleri, atanmaları, görev ve yetkileri, hakları ve yükümlülükleri, aylık ve ödenekleri ve diğer özlük işlerinin kanunla düzenleneceğinin kurala bağlandığı, 5902 sayılı Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'da sivil savunma uzmanlarının mali ve özlük hakları ile ilgili bir düzenlemenin yer almadığı, Sivil Savunma Uzmanlarının İdari Statüleri Görevleri Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında Yönetmelikte sadece görev, yetki ve sorumluluklarının çerçevesinin belirtildiği,
kurum ve kuruluşların taşra teşkilatında görevli sivil savunma uzmanlarının, şube müdürü görev, yetki ve sorumluluklarına sahip olarak, teşkilatın üst yöneticisine doğrudan bağlı şekilde görev yapacakları düzenlemesine yer verildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda bu Kanuna tabi kurumlarda görevlendirilen memurlara ödenen aylıkların kadroya dayandığı ve yine aylığın teferruatı niteliğindeki özel hizmet tazminatı ve ek ödeme oranlarının kadro ve görev ünvanı gözetilerek belirlendiği,
bu Kanunla belirlenen düzenlemeler dışında ödeme yapılamayacağı dikkate alındığında ve yönetmelik hükümlerinin kanun hükümlerini ortadan kaldıramayacağı ilkesi karşısında, Sivil Savunma Uzmanlarının İdari Statüleri Görevleri Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında Yönetmelik hükümlerine dayanılarak davacının şube müdürlerine yapılan ödemelerden yararlandırılması imkanı bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, Sivil Savunma Uzmanlarının İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi hükmünde, görev unvanının karşılığı şube müdürü olması nedeniyle bu unvanın karşılığı parasal haklardan yararlanması gerektiği, şube müdürü ile aynı yetki ve sorumluluğa sahip olduğu, eşit işe eşit ücret ödenmesi gerektiği, ücrette adaletin sağlanması ilkesine aykırı olan Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, sivil savunma uzmanı olarak görev yapan davacıya Sivil Savunma Uzmanlarının İdari Statüleri, Görevleri, Çalışma Usul ve Esasları ile Eğitimleri Hakkında Yönetmeliğin 5. maddesi hükümlerine dayalı olarak şube müdürleri için öngörülen aylık ve diğer mali hakların verilmesinin mümkün olmadığı, davacının hakettiği mali ve özlük haklarının ödendiği, anılan Yönetmelikte sivil savunma uzmanlarının kurum ve kuruluşlarda şube müdürü görev, yetki ve sorumluluklarına sahip olacağının düzenlendiği, söz konusu hükümlerde özlük haklarına ilişkin herhangi bir düzenleme bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/3517, K. 2020/3759, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama