KÜNYE
12. Daire 2018/9955 E., 2022/2564 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Mayıs 2022
- Esas No
- 2018/9955
- Karar No
- 2022/2564
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davalı Belediyede 5393 sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca sözleşmeli mühendis (fen işleri müdür vekili) olarak çalışan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararla; davacının belli bir proje kapsamında işe alınmayıp, hizmetine ihtiyaç duyulan birimde görev yapmak üzere göreve başlatıldığı, yaptığı görevde hizmetine ihtiyaç bulunmadığının davalı idarece hukuken kabul edilebilir bir şekilde ortaya konulmadığı gibi görevinde başarısız veya yetersiz olduğuna ilişkin bir tespitin de bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; davalı idare savunmasında ve dosyaya sunulan bilgi ve belgelerde, davacının terör örgütlerine veya Milli Güvenlik Kurulunca Devletin milli güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu gerekçesiyle işlem tesis edildiği belirtilmiş ise de;
davalı idare tarafından işlemin gerekçesi yönünden hukuken kabul edilebilir objektif ve somut bir sebep ortaya konulmadığı gibi, davacının hangi fiili ile bahsi geçen KHK kapsamında terör örgütleriyle "irtibatı" ve "iltisakının" bulunduğu da her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller ile ortaya konulamadığı,
bu durumda, davacının hangi fiili ile bahsi geçen KHK kapsamında olduğunun davalı idarece hukuken kabul edilebilir bilgi veya belgeyle ortaya konulmak suretiyle davacı hakkında işlem tesis edilmesi gerekirken, hukuken kabul edilebilir,
her türlü şüpheden uzak ve somut nitelikte herhangi bir gerekçeye dayanmadan davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı yönündeki ek gerekçeyle istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hizmetine ihtiyaç olmamasına karşın personel alındığı, 677 sayılı Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca ve belediye menfaati gereği davacının sözleşmesinin yenilenmediği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2018/9955, K. 2022/2564, 16 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama