KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/1195 E., 2021/4780 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2021
- Esas No
- 2019/1195
- Karar No
- 2021/4780
- Temyiz eden (davalı)
- ... Kurumu Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... sayılı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen temyiz isteminin reddine ilişkin kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı taafından, Astsubay Sınıf Okulunda 18 yaşın altında geçen sürelerin fiili hizmetten sayılmasına ilişkin açmış olduğu dava sonucunda verilen iptal kararı gerekçe gösterilerek, davalı idarece hizmetten sayılan süreye ilişkin emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarı olarak hesap edilen 5.196,66-TL'nin 30 gün içinde kuruma ödenmesi istemine yönelik Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işleme yaptığı itirazın reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava konusu işlemlere dayanak alınan ...
İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararında "Astsubay sınıf okulu öğrencileri adına emekli keseneği yatırılmasını zorunlu kılan Yasa hükmü de değerlendirildiğinde, astsubay sınıf okulunu bitirerek doğrudan astsubaylığa nasbedilenlerin, bu okulda geçen sürelerinin fiili hizmet süresinden sayılması için 18 yaşını bitirmiş olmaları şartının aranmadığı" cümlelerine yer verilerek, emekli keseneklerinin öğrenciler adına kurumlarınca yatırılmasının gerektiğinin belirtildiği; olayda, her ne kadar dava konusu işlem içeriğinde ...
İdare Mahkemesi kararı uyarınca davacının kurumla iştirakçiliğinin sağlandığı belirtilerek, durumu, isteğe bağlı borçlanma kapsamında değerlendirilmişse de.
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun geçici 170. maddesinin 2. fıkrasının, aynı Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra Kurumla iştirakçiliği doğrudan sağlananlar hakkında uygulanmasına olanak bulunmadığı; esasen 5434 sayılı Kanun hükümleri gereğince davacının doğrudan iştirakçi olduğu ve emekli keseneklerinin Kanun gereği olarak Kurumlarınca yatırılması gerektiği sonucuna varıldığından,
davacı adına 5.196,66-TL emekli keseneği ve kurum karşılığı tutarı çıkartılarak tahsiline yönelik tesis edilen işlemde ve bu işleme karşı davacı tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin davalı idare işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin; ... tarih E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, usule ve hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davalı idare tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Mahkemece verilen karara yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Bölge İdare Mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğu, esas açısından incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/1195, K. 2021/4780, 13 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama