KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/1220 E., 2022/2649 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2022
- Esas No
- 2019/1220
- Karar No
- 2022/2649
- Temyiz eden (davalı)
- … Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Sendikası (…
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının istinaf isteminin reddine ilişkin kısmı ile … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
848 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından; Derince Belediye Başkanlığı ile … Sendikası (…) arasında imzalanan Sosyal Denge Sözleşmesinin 4. maddesinin (B) fıkrasının (b) bendinin ve 26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararlarının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Ek 15. maddesiyle, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile il özel idarelerinde istihdam edilen kamu görevlilerine sosyal denge tazminatı ödenebilmesinin kurala bağlandığı; sosyal denge tazminatının ödenebilecek aylık tutarının, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'na göre yapılan toplu sözleşmede belirlenen tavan tutarı geçmemek üzere ilgili belediye ve il özel idaresi ile ilgili belediye ve il özel idaresinde en çok üyeye sahip kamu görevlileri sendikası arasında anılan Kanun'da öngörülen hükümler çerçevesinde yapılabilecek sözleşmeyle belirlenmesinin öngörüldüğü;
dava konusu edilen Sosyal Denge Sözleşmesinin 4. maddesinin (B) fıkrasının (b) bendiyle, sözleşmenin imzalandığı tarihte sözleşmeye taraf sendikaya üye olmayıp da başka bir sendikaya üye olan kamu çalışanlarının sözleşmeden yararlanmasının, sözleşmeye taraf olan sendikaya memur taban aylığının %1'i kadar dayanışma aidatı ödemeleri koşuluna bağlandığı;
buna göre, taraf sendikaya üye olmayan kamu çalışanlarından dayanışma aidatı kesilmesine yönelik yasal bir düzenleme bulunmadığı gibi, sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiçbir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden dayanışma aidatı veya başka adlar altında farklı oranlar üzerinden ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan kamu görevlileri arasında ayrım (eşitsizlik) yaratacağı sonucuna ulaşıldığından, Sözleşmenin 4. maddesinin (B) fıkrasının (b) bendinin iptaline;
diğer taraftan, 26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptalinde davacı Sendikanın menfaati bulunmadığı gerekçesiyle, bu düzenleme yönünden davanın ehliyet yönünden reddine karar verilmiştir.
İdare Mahkemesi kararının "davanın ehliyet yönünden reddine" ilişkin kısmının,. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kaldırılması ve bu kısım yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Mahkemeye gönderilmesi üzerine, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; işin esası hakkında yapılan değerlendirme neticesinde.
Sözleşmenin 26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendiyle, belediye başkanına personelin sosyal denge tazminatı artırma, eksiltme veya tamamen kesme yetkisinin verildiği.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Ek 15. maddesinde ve 4688 sayılı Kanun'un 32. maddesinde, sosyal denge sözleşmesinin imzalanması ve personele ödenecek sosyal denge tazminatı tutarının belirlenmesi hususunda takdir yetkisi verilmiş ise de, söz konusu yasal düzenlemelerde, personelin sosyal denge tazminatının artırılması, eksiltmesi veya tamamen kesilmesi hususunda belediye başkanına yetki verilmediği dikkate alındığında, dava konusu düzenlemede hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, Sözleşmenin 26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararlarının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı; … tarih ve E:…, K:… sayılı kararlarıyla; istinaf başvurularına konu İdare Mahkemesinin "Sözleşmenin 4. maddesinin (B) fıkrasının (b) bendinin iptali" ve "26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali" yolundaki kararlarının hukuka ve usule uygun olduğu, davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların da söz konusu kararların kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesi uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Usule ilişkin olarak, davanın süresinde açılmadığı, sosyal denge sözleşmelerinin idari sözleşme niteliğinde olmadığı, bu yönüyle idari davaya konu olamayacağı.
Sözleşmenin 26. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinin iptali hususunda davacı Sendikanın ehliyetinin olmadığı; esasa ilişkin olarak, Sözleşmenin 4. maddesinin (B) fıkrasının (b) bendiyle, sözleşmeye taraf sendikaya üye olmayanlara, söz konusu sendikaya aidat ödemek koşuluyla sözleşmeden yararlanma hakkı getirildiği, taraf sendikaya üye olmayanların, sözleşmeden yararlanmalarına engel bir durumun bulunmadığı, sendikaya üye olmaksızın ya da aidat ödemeksizin sözleşmeden yararlanma hakkının varlığını kabul etmenin hukuken mümkün olmadığı;
ayrıca, Sözleşmenin 26. maddesinde belediye başkanına yetki veren düzenlemenin de hukuka aykırı bir yönünün bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararlarının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararlar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararların bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/1220, K. 2022/2649, 17 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama