KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/2458 E., 2020/3380 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas No
- 2019/2458
- Karar No
- 2020/3380
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı
- Vekili
- Hukuk Hizmetleri Başkanı Av. …
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca verilen ... tarih ve E:..., K:..., Temyiz No:... sayılı temyiz isteminin reddine ilişkin kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem : Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığında 09/05/2011 tarihinde başkan müşaviri olarak göreve başlayan, 18/12/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 6253 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı İdari Teşkilatı Kanunu'nun Geçici 2. maddesi uyarınca, bu Kanuna ekli (2) sayılı Cetvelle ihdas edilen şahsa bağlı başkan müşaviri kadrosuna atanmış sayılan ve 01/08/2017 tarihinde de yaş haddinden emekliye ayrılan davacı tarafından.
6253 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı Cetvelle "TBMM başkan müşaviri" kadro unvanı ihdas edildiğinden bahisle, mali haklarının 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli (2) sayılı Cetvelin 5. bölümünde "TBMM başkan müşaviri" kadrosu için öngörülen ücret ve tazminat göstergeleri üzerinden hesaplanarak ödenmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile yoksun kalınan özlük hakları farkının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; 6253 sayılı Kanun'la TBMM idari teşkilat yapısının yeniden belirlendiği, aynı Kanun'la "TBMM başkan müşaviri" ve "başkan müşaviri" olmak üzere iki ayrı kadronun ihdas edildiği, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'ye ekli (2) sayılı Cetvelin 5. bölümünde ise, sadece "TBMM başkan müşaviri" kadrosunun özlük haklarının düzenlendiği; buna göre "başkan müşaviri" kadrosunda bulunan davacının "TBMM Başkan Müşaviri" kadrosu için öngörülen ücret ve tazminat göstergelerinden yararlandırılmaması yolunda tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının, hukuka uygun olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine kesin olarak karar verilmiştir.
Davacı tarafından, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine, Bölge İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; Mahkemece verilen karara yönelik istinaf başvurusu üzerine verilen kararın kesin olduğu ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan temyize tabi davalardan olmadığı anlaşıldığından, kesin olarak verilen karara karşı temyiz başvurusunda bulunulması mümkün olmadığı gerekçesiyle temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, uyuşmazlığın konusu itibarıyla temyize tabi olduğu; ayrıca her ne kadar davanın konusu belirli bir miktar para olmasa da, davanın niteliği itibarıyla parasal bir değerinin olması nedeniyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize tabi olduğu; esasa ilişkin olarak ise dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, Bölge İdare Mahkemesi kararının kesin karar niteliğinde olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/2458, K. 2020/3380, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama