KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3025 E., 2023/3687 K.·T.C. Danıştay On İkinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2023
- Esas No
- 2019/3025
- Karar No
- 2023/3687
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
1.044 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Kırklareli İli, 55. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacının, 31/12/2015 tarihinde sona eren sözleşmesinin yenilenmemesi işleminin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkuk ettikleri aylardan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacı ile süreyle sınırlı olarak imzalanan sözleşmenin, süre bitiminde yenilenmesi konusunda idareye takdir yetkisi tanındığı, idarenin bu yetkiyi kadro ve ihtiyaç durumu ile personele ilişkin özel durumları değerlendirerek kullanabileceğinin açık olduğu,
kamu yararı ve hizmetin gerekleri ile dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler kapsamından, davacının birinci, ikinci ve üçüncü sıralı sicil amirlerinin "sözleşmesinin yenilenmemesi" yönünde görüş bildirdikleri, birinci sicil amirinin davacı hakkındaki olumsuz kanaati, sicil amirleri tarafından tanzim edilen tutanak ve sözleşme yenileme maksadıyla tüm uzman erbaşların tabi tutulduğu sınav ve testlerde (yazılı sınav, temel beden eğitimi, savaş beden eğitimi) davacının başarısız olduğu dikkate alındığında, sözleşmesinin yenilenmemesinin haklı ve somut gerekçelere dayandığı,
idarenin bu doğrultuda Anayasa'nın 125/4. maddesi ile 2577 sayılı Kanun'un 2/2. maddesi gereğince yeni dönem için yeniden sözleşme imzalamaya yargı kararıyla zorlanamayacağı, ayrıca idarenin, Kanunla kendisine tanınmış olan takdir yetkisini kamu yararı ve hizmet gerekleri dışında keyfi kullandığı ve özel nedenlere dayandırdığı noktasında somut bir saptama da olmadığından dava konusu işlemin, idarenin sahip olduğu takdir yetkisinin hukuka uygun bir şekilde kullanılması suretiyle tesis edildiği, sözleşme süresi dolan davacının sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı,
bu bağlamda, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından, hukuki bir dayanağı bulunmayan "statü dışında geçen sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkuk ettikleri aylardan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi" isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi.
İdari Dava Dairesince; davacının sözleşmesini 31/12/2020 tarihine kadar (5 yıl) uzatmak istediği yönündeki talebini ve bu talebin uygun olduğuna dair üst makam matbu görüşünü içeren 28/09/2015 tarihli dilekçeyi hazırlayarak idareye teslim ettiği, bu dilekçenin sırasıyla Bölük Komutanı ve Tabur Komutanı tarafından imzalanmak suretiyle onaylandığı, fakat, dilekçenin Tugay Komutanınca da onaylanmasından önce, davacıya sözleşmesinin 5 yıl değil, 1 yıl uzatılacağının söylenerek dilekçesinin işleme alınmayıp iade edildiği, davacının bunu kabul etmeyerek önceki dilekçesi yönünde hazırladığı 19/10/2015 tarihli dilekçesini idareye sunduğu,
bu kez dilekçesine, önceki dilekçesini imzalamak suretiyle onaylayan aynı Bölük Komutanınca "Dilekçenizde birlik komutanı kanaati kısmını zannediyorum ki yanlışlıkla benim adıma da yazarak vermişsiniz. Bahsettiğim bölümü boş bırakarak bana teslim ediniz." şeklinde not düşülüp imzalanmak suretiyle işleme alınmayıp yine iade edildiği anlaşılmakta olup; dava konusu işlemin tesis sebebinin, davacının başarısızlığı, sözleşme yenileme şartlarını taşımaması hususlarının olmadığı,
aksi halde, davacının sözleşmesinin 1 yıllığına dahi yenilenmesinin mümkün olamayacağı, bu durumda, davacının sözleşmesinin 1 yıllığına yenilenmesi gerektiğini, yani, sözleşme yenileme şartlarını taşıdığını ve sözleşmenin yenilenmemesi için mevzuatın aradığı sebeplerin bulunmadığını gerek idari süreçte kabul eden, gerekse sözleşme yenileme için gereken mevzuatın aradığı şartları taşımadığı ya da sözleşmenin yenilenmemesi için mevzuatın aradığı sebeplerin bulunduğu yönünde somut herhangi bir veriyi işbu dava sürecinde ortaya koyamayan idarenin,
davacının sözleşme yenileme talepli başvurusunu 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanun kapsamında işleme alıp, kısmen ya da tümden olumlu bir işlem tesis etmesi gerekirken, davacının sunduğu iki adet dilekçeyi de 3071 sayılı Kanun'a aykırı olarak işleme almayıp davacıya iade etmesinden sonra davacının sözleşmesinin yenilenmemesi yönünde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinafa konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkuk ettikleri aylardan itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından sözleşmenin yenilenmesi dilekçesi verilmediği, takdir hakkı kapsamında sözleşmenin yenilenmediği belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "davacının işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkuk ettikleri aylardan itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 02/02/2016 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "davacının işlem nedeniyle statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylık ve özlük haklarının tahakkuk ettikleri aylardan itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 02/02/2016 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/3025, K. 2023/3687, 22 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama