KÜNYE
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2019/3055 E., 2023/3403 K.·T.C. Danıştay Sekizinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2023
- Esas No
- 2019/3055
- Karar No
- 2023/3403
- Temyiz eden (davalı)
- … Genel Müdürlüğü
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- … Endüstri ve Pazarlama A.Ş.
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·4 bölüm
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, Hatay İli, Antakya İlçesi, … Köyü sınırları içerisinde bulunan AR … ruhsat numaralı IV.Grup(Krom) maden sahası içerisinde toplam 28.332,22 m² alanda maden araması, pasa döküm alanı, toprak depolama, şantiye alanı, enerji nakil hattı ve yol için yapılan izin başvurusunun reddine yönelik olarak tesis edilen ve Kahramanmaraş Orman Bölge Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı yazısı ile bildirilen … tarih ve … sayılı davalı idare işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; davacının maden arama ve alt yapı tesisi izni verilmesi talebiyle yaptığı başvuru üzerine hazırlanan Maden İzin Raporu'nda maden işletme ve alt yapı tesisi izni verilmesinde 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 16 ncı maddesine göre sakınca olmadığının belirtilmiş olmasına karşılık davalı idarece yapılan nihai değerlendirmede izin başvurusunun uygun görülmemesi hususunun idarece somut, bilimsel ve objektif veriler ile ortaya konulamadığı görüldüğünden, hukuken geçerli kabul edilebilecek herhangi bir sebep gösterilmeden tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, 2012/15 sayılı Başbakanlık genelgesi kapsamında işlem tesis edildiği, idarenin takdir hakkı bulunduğu ve ormanların korunması gerekliliği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, takdir hakkının keyfiyete yer vermemesi gerektiği, inceleme raporunda çevreye ve ormana zarar verilmeyeceğinin beyan edildiği belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dava dosyasının incelenmesinden; dava konusu işlemin dayanağının 2012/15 sayılı Başbakanlık Genelgesi olduğu anlaşıldığından ve söz konusu genelgenin iptali istemiyle açılan davada, Danıştay Sekizinci Dairesi'nin 03.12.2018 tarihli E:2014/7883 K:2018/7636 sayılı kararıyla Genelge ile maden mevzuatında öngörülmeyen ayrı bir izin müessesesi getirildiği,
bu hali ile anılan Genelge'nin, maden ruhsatları bakımından kısıtlayıcı hükümler içeren ve üst hukuk normu olan Maden Kanunu ve Madencilik Faaliyetleri Uygulama Yönetmeliği'ne aykırı bir düzenleme olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi karşısında, Genelge kapsamında Başbakanlıktan izin alınmak suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı olduğu sonucuna varılarak, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmeyerek sonucu itibariyle Mahkeme kararında hukuka aykırılık bulunmadığından,
yapılan bu ek açıklama ile kararın onanmasına gerektiği sonucuna varılmıştır.
İlaveten, bakılan davada verilen iptal kararının davacı adına ormanlık alanda doğrudan izin verilmesi anlamına gelmeyip, idarece mevzuatı kapsamında yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna göre ayrı bir işlem tesis edilebileceği de tabiidir.
Danıştay 8. Daire, E. 2019/3055, K. 2023/3403, 23 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama