KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/4050 E., 2023/3363 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2023
- Esas No
- 2019/4050
- Karar No
- 2023/3363
- Temyiz eden (davalı)
- ...Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ... Sendikası
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Davacı Sendika tarafından; davalı idare ile ... Birliği arasında 28/05/2014 tarihinde imzalanan Sosyal Yardım Verilmesi Hakkında Memur Toplu Sözleşmesi'nin "Sözleşmeden Yararlanma Koşulları" başlıklı 13. maddesinin (g) bendi ve "Toplu Sözleşmeden Yararlanmayı Engelleyen Haller" başlıklı 14. maddesinin (a), (c) ve (ç) bentlerinin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla; dava konusu Sözleşme'nin 13. maddesinin (g) bendi bakımından; sosyal denge tazminatının, esas itibarıyla 375 sayılı Kanun Hükmündeki Kararnamede, parasal hak olarak kabul edildiği, 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nda ise, bu parasal hakkı ödeme kararını verme yetkisine sahip merciler ile ödenecek tazminat miktarının tespit usulüne yer verildiği, dolayısıyla dayanışma aidatının yasal dayanağının bulunmadığı,
4688 sayılı Kanun'un 28. maddesinde de belirtildiği üzere toplu sözleşme kapsamında olan sosyal denge tazminatının uygulanmasında, sözleşme imzalayan sendika üyesi olanlar ile sendika üyesi olmayan veya diğer sendikalara üye olanlar arasında ayrım yapılamayacağından, bu kamu görevlilerinden farklı miktarlarda aidat kesilmesinde, hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmadığı, Sözleşme'nin 14. maddesinin (a) ve (c) bendi bakımından; disiplin cezalarının, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı eylemlerine karşı düzenlenen idari yaptırım olduğu,
kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılma gibi ağır sonuçlara uzanan disiplin cezalarının, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulduğu, Anayasa Mahkemesi'nin birçok kararında disiplin cezalarının Anayasa'nın 38. maddesinde yer alan "suç ve cezalara ilişkin genel esaslar" kapsamında değerlendirildiği, bu durumda.
Anayasanın 2. ve 128. maddesi uyarınca, sosyal denge yardımı ödeneği alma hakkına sahip olan kamu çalışanlarının, disiplin cezası aldığı gerekçesiyle ödeneğinin kesilemeyeceği anlaşılmakla, Sözleşme'nin 14. maddesinin (a) ve (c) bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, Sözleşme'nin 14. maddesinin (ç) bendi bakımından; çalışanların sağlık mazeretine ilişkin durumları, Kanunla düzenlendiğinden,
Toplu İş Sözleşmesinden yararlanan aynı kadro veya pozisyonlarda bulunan personelin, 3 güne kadar alınan istirahat raporlarında sosyal denge tazminatının kesilmeyeceği, 3 günden fazla alınan istirahat raporlarında ise takip eden ayın sosyal denge tazminatının ödenmeyeceğine ilişkin düzenlemenin, Anayasa'da güvence altına alınan kişi ve toplum sağlığının korunmasına ilişkin kurallar uyarınca, geçerli bir raporu ve mazereti bulunan personel açısından uygulanmasının mümkün olmadığı,
dolayısıyla Sözleşmenin 14. maddesinin (ç) bendi ile getirilen düzenlemenin de hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle dava konusu Sözleşme'nin 13. maddesinin (g) bendi ve 14. maddesinin (a), (c) ve (ç) bentlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Taraflar arasında imzalanan Sözleşmede iptali istenen maddelerin sözleşme serbesti ilkesi gereği tarafların serbest iradeleri ile dış etkilerden uzak kabul edildiği, dava konusu Sözleşme maddelerinin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/4050, K. 2023/3363, 12 Haziran 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama