KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/6202 E., 2021/4076 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2021
- Esas No
- 2019/6202
- Karar No
- 2021/4076
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. ….
- Karşı taraf (davalı)
- …. Bakanlığı
- Vekili
- 1. Hukuk Müşaviri Yardımcısı Vekili …..
- İstemin konusu
- …. İdare Mahkemesinin ….. tarih ve E:…., K:…. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Bitlis İli, Hizan İlçesinde geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken, …. tarihinde …. Kaymakamlığı önünde nöbet görevini ifa ile görevli olduğu sırada kalp krizi geçirerek yere düşen ve beyin kanaması geçiren, uzun bir süre tedavi görmesine rağmen %52 oranında vücut fonksiyonları kayba uğrayan davacı tarafından, nakdi tazminat ödenmemesine ilişkin davalı idare işleminin iptali ile malulen emekli edilerek aylık bağlanmasına karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …..İdare Mahkemesince, Danıştay Onbirinci Dairesinin 13/03/2018 tarih ve E:2016/4152, K:2018/1379 sayılı bozma kararına uyularak; dosyadaki mevcut bilgi ve belgelerin incelenmesinden, …. Kaymakamlık lojmanına giderken kalp krizi geçirerek yere düşmesi sonucunda kafasını çarpan ve sakatlanan davacının, sakatlanma olayının; görevin sebep ve etkisinden kaynaklanmadığı, bünyesel sebeplerle aniden rahatsızlanması sonucu gerçekleştiği anlaşıldığından, meydana geliş şekli itibarıyla 2330 sayılı Nakdi Tazminat ve Aylık Bağlanması Hakkında Kanun kapsamında değerlendirilmesine olanak bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, dava konusu işleme dayanak olarak alınan kararda belirtildiği üzere; hastalığın 15/04/2012 tarihli epikriz raporunda belirtilen hastalığın devamı olduğu, epikriz raporunun düzenlenme tarihinin, olay tarihi olduğunun davalı idarece göz ardı edildiği, hastalığının vazifenin görev ve etkisiyle meydana geldiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen 17/11/2012 tarihli Bitlis Devlet Hastanesi Sağlık Raporunun derece tespitinin yapılması için Sosyal Güvenlik Kurumuna gönderildiği, SGK Başkanlığı Sağlık Kurulunca yapılan inceleme sonucunda alınan …. tarihli kararda; hastalığın …. tarihli epikriz raporuyla tespit edilen hastalığın devamı olduğuna, hastalığın vazifesinin neden ve etkisiyle meydana gelmediğine karar verildiği, bu rapor üzerine Bakanlık Nakdi Tazminat Komisyonunca; dava konusu işlemin tesis edildiği belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …..
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
(X) KARŞI OY
Davacının, geçici köy korucusu olarak görev yapmakta iken görev yeri olan Kaymakamlık lojmanına giderken kalp krizi geçirerek yere düşmesi sonucu başını yere vurduğundan beyin kanaması geçirip, uzun süre tedavi görmesine rağmen %52 oranında vücut fonksiyonlarında kayba uğradığı, görevinin bir asayiş ve güvenlik hizmeti olduğu, dolayısıyla yaralanma olayının görevin sebep ve etkisinden kaynaklandığı, olayın meydana geliş şekli itibariyle 2330 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden; temyiz isteminin kabul edilerek, İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/6202, K. 2021/4076, 17 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama