KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/7713 E., 2021/3924 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2021
- Esas No
- 2019/7713
- Karar No
- 2021/3924
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
597 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Emniyet Genel Müdürlüğünde polis memuru olarak görev yapmakta iken askerlik hizmeti için aylıksız izne ayrılan davacı tarafından, askerlik hizmeti devam etmekte iken 29/08/2002 tarihinde fiilen yerine getirdiği dönem için askerlik borçlanması talebinde bulunması nedeniyle idarece tahakkuk ettirilen 53.542.000-TL (yeni parayla 53,54-TL) tutarındaki borç tutarını ödemesi nedeniyle;
idare tarafından, 15/12/2001 - 25/08/2002 dönemine (11 ay 8 gün) ilişkin olarak 05/03/2003 tarih ve 53.542.000-TL (yeni parayla 53,54-TL) tutarındaki borç tahakkuk tablosunun iptal edilmek suretiyle işlemden kaldırılması ve anılan döneme yönelik oluşturulan yeni borç tahakkuk tablosu uyarınca ilaveten 4.715,62-TL'nin borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptali ile ödenen bu tutarın yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin dava konusu işlemin iptali ile fazladan ödenen 4.715,62.-TL'nin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin ... tarih ve E:.... K: ... sayılı kararının Danıştay Onbirinci Dairesinin 06/03/2018 tarih ve E:2016/2101, K:2018/1244 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle.
Sandık iştirakçilerinin muvazzaf askerlikte er olarak geçen sürelerinin istek tarihindeki emeklilik keseneğine esas derece tutarları nazara alınmak ve bu tarihlerde derece tutarlarının tabi olduğu kesenek ve karşılık tutarı üzerinden borçlandırılmak suretiyle fiili hizmet sürelerine eklenebileceği, askerlik hizmetinde bulunanların ise, askerlik süresi boyunca Sandık iştirakçisi olmadığı, dolayısıyla askerlik görevini yerine getirmekte iken askerlik borçlanması isteminde bulunulmasına imkân olmadığı,
5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'nun Ek-31. maddesi uyarınca, Kanun kapsamında yapılacak tüm borçlanma işlemlerinde Sandığa yazılı olarak başvuru yapıldığı tarihteki öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Kanun'un 36. maddesine göre belirlenecek giriş derece ve kademe ve ek göstergeleri esas alınarak borç tutarı tespit olunmakta iken, 17/04/2003 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 4839 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'la yapılan değişiklik sonrasında, "giriş derece, kademe ve ek göstergelerine" ilaveten,
"emekli keseneğine esas aylığın hesabına ait tüm unsurların toplamının" borç tutarının tespitinde dikkate alınmasının öngörülmesi nedeniyle 17/04/2003 tarihinden sonra yapılacak borçlanmaların, bu tarihten önceki borçlanmalara nazaran daha yüksek tutarlarda tahakkuk edeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacı tarafından, davalı idarenin 06/04/2010 tarihli yazısı uyarınca askerlik borçlanmasına ilişkin başvuru ve ödemenin hukuken geçerli olduğu, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun borçlanmanın yapıldığı tarihte yürürlükte olan 108. maddesi uyarınca görev yeri saklı kalmak suretiyle aylıksız izinli sayılması gerektiği, davalı idarenin sehven borçlandırma yapıldığı yolundaki savunmasının kabul edilemeyeceği, bakiye borç çıkartılmasının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davalı idare tarafından, usul ve hukuka uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin 4. fıkrasında , Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2019/7713, K. 2021/3924, 15 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama