KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/1362 E., 2023/5907 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/1362
- Karar No
- 2023/5907
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
563 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... İli, ... İlçesi, ... Ortaokulunda Teknoloji ve Tasarım Öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerle Ceza Mahkemelerince verilen kararlar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, daha önce kendi öğrencisi olup, olay tarihinde de lise öğrencisi olan ve yaşadığı ilişki sonucunda kendisinden ayrılmak isteyen E.E.'yi sürekli mesaj atarak rahatsız ettiği, birlikte yaşadıklarını ailesine anlatacağı yönünde şantaj ve tehdit içeren mesajlar attığı, yolda maket bıçağı göstererek tehdit ettiği hususlarının sübuta erdiği,
bu fiiliyle "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" suçunu işlediğinden, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından savunmasının alınmadığı ve üyesi bulunduğu sendikanın temsilcisinin kurul toplantısına katılmadığı iddia edilmekte ise de, 25/07/2018 tarihinde son savunmasının alındığı ve işlem tarihinden önce 21/09/2018 tarihinde sendika üyeliğini sonlandırdığı görüldüğünden, bu iddiasına da itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Yüksek Disiplin Kurulu toplantısında hakkında karar verilirken sicil durumunun ve mesleğe verdiği emeğin dikkate alınmadığı, Ceza Mahkemesi kararının kesinleşmesi dahi beklenmeden hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası verildiği, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinde yüz kızartıcı ve utanç verici davranışların neler olduğunun belirtilmediği, bu yaptırımın uygulanmasında hakkında verilecek ceza hükmünün belirleyici olması gerekirken henüz istinaf aşamasında olan ve kesinleşmeyen bir ceza kararı dayanak gösterilerek meslekten çıkarıldığı, şahsına isnat edilen ve sabit olmayan eylemleriyle ölçülü bir ceza ile cezalandırılmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan bozma sebeplerinin bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/1362, K. 2023/5907, 21 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama