KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2932 E., 2021/1305 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Mart 2021
- Esas No
- 2020/2932
- Karar No
- 2021/1305
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
603 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul ili, Kartal Dr. Lütfü Kırdar Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ... olarak daimi işçi kadrosunda istihdam edilmekte olan davacının, Yüksek Hakem Kurulu Başkanlığının … tarih ve E…., K…. sayılı kararına ekli Disiplin Ceza Cetvelinin 46. maddesi uyarınca "İşten çıkarma cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı Sağlık Bakanlığı Üst Disiplin Kurulu işleminin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla.
Anayasanın 128. maddesinde Devletin, kamu iktisadi teşebbüsleri ve diğer kamu tüzel kişilerinin genel idare esaslarına göre yürütmekle yükümlü oldukları kamu hizmetlerinin gerektirdiği asli ve sürekli görevlerin, memurlar ve diğer kamu görevlileri eliyle yürütüleceğinin belirtildiği, maddede “kamu görevlisi kavramı tanımlanmayıp, “kamu görevlisi tarafından yapılması gereken görevler” in sayıldığı; öte yandan, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nda da “kamu görevlisi kavramının tanımlanmadığı, 4. maddesinde yalnızca kamu hizmetlerinin gördürüldüğü dört grup istihdam şeklinden bahsedildiği,
maddenin son fıkrasında işçiler hakkında bu Kanun hükümlerinin uygulanmayacağının açıkça vurgulandığı, bir kamu tüzel kişisi tarafından istihdam edilen kişi, bu göreve kamu hukuku kurallarına göre idari bir kararla atanmış ise, bu görevlinin kamu görevlisi olduğu, bir kamu tüzel kişisi ile istihdam edilen kişi arasındaki bağ, bir “sözleşme” ile kurulmuş ise, bu bağın “akdi” nitelikte bir bağ olduğu,
ancak sadece “idari sözleşme” ile istihdam edilenlerin, kamu kurum veya kuruluşuna kamu hukuku bağı ile bağlı olduklarından kamu görevlisi olarak nitelendirileceği, buna göre, işçi statüsündeki davacı ile davalı idare arasında işçi-işveren ilişkisi bulunduğu, dolayısıyla davacıya 657 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağı, davacının isteminin İş Kanunu kapsamında hizmet akdi ile çalıştırmaya yönelik olduğu hususları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, uyuşmazlığın adli yargı yerleri tarafından çözümlenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İdarenin vermiş olduğu işten çıkarma cezasının idari bir işlem olduğu, kamu idaresinin tek taraflı irade açıklamasına dayanılarak tesis edildiği, dava konusu işlemde tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idari yargıda dava açılabileceğinin belirtildiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/2932, K. 2021/1305, 15 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama