KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2940 E., 2023/6218 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
- Esas No
- 2020/2940
- Karar No
- 2023/6218
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
775 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğünde muayene memuru olarak görev yapan davacının, Doğubeyazıt Gümrük Müdürlüğünde görev yaptığı döneme ilişkin olarak hakkında yürütülen disiplin soruşturması neticesinde 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde belirtilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; dosyadaki bilgi, belge ve soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacının filleri nedeniyle maddi menfaat sağladığına ilişkin somut tespit bulunmasada, kaçakçılık işlemlerini yapan faillerle amaç ve eylem birliği içerisinde ortak hareket ettiği anlaşıldığından, davacıya isnat edilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilinin sübuta erdiği; bu nedenle, davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; uyuşmazlıkta, davacı hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucu düzenlenen soruşturma raporu ekinde yer alan ifade ve tutanaklar ile davacının eylemleri karşılığında herhangi bir maddi menfaat temin etmediği ancak mevzuatın kendisine yüklediği sorumlulukları usulüne uygun şekilde yerine getirmediği ve bu hususta üst makamları bilgilendirmediği yönünde değerlendirmeler yapıldığı,
davacının da soruşturma kapsamında alınan ifadesinde, "çalışma ortamının güvenli olmadığını, iş yoğunluğunun fazla olduğunu, bu nedenle istemeden hatalar yaptığını, suç işleme kastının bulunmadığını, hiçbir mükellef ile menfaat ilişkisi içerisine girmediğini" ifade ettiği, davalı idarece davacıya yönetilen suçun manevi unsuru olan kastın varlığını tevsik edecek nitelik ve yeterlilikte dava dosyasına sunulan herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacının sübuta erdiği anlaşılan fiillerinin de Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasını gerektirir ölçü ve ağırlıkta olmadığının görüldüğü,
bu durumda, ilgililer hakkındaki iddiaların tespiti aşamasında olayın şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle ortaya konulması gerekliliği karşısında; gümrük muayene memuru olarak görev yapan davacı hakkında gerek adli gerekse idari yönden yürütülen soruşturmalar kapsamında elde edilen ifade ve tutanaklar ile dosyadaki mevcut delil durumuna göre davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun davacı hakkında uygulanan sevk maddesinde belirtilen "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği yönündeki iddianın doğruluğunu ispata elverişli,
hukuken kabul edilebilir nitelikte yeter derecede somut ve inandırıcı delillerin bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davacının kaçakçılık suçuna iştirak etmek suretiyle memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelikte yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunduğundan söz edilememekle birlikte yürütmekte olduğu görevin önem ve hassasiyeti de dikkate alındığında, yapmış olduğu hatalı iş ve işlemleri nedeniyle davalı idare tarafından yeniden bir değerlendirme yapılarak tipiklik,
elverişlilik ve orantılılık ilkeleri de gözetilerek eyleminin karşılığı olan disiplin cezasının verilebileceği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının muayene memuru olarak, antrepoya gelmeyen ve eşyayı boşaltmayan araçlar için verilen RL özet beyanların bağlandığı Antrepo Beyannamelerini ve yine bunlara bağlı olarak hazırlanan Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamelerinin kırmızı hat çerçevesinde muayene işlemlerini yapmakla yükümlü olduğu halde görevini usulüne uygun olarak yerine getirmediği, fiilleri neticesinde kamu zararına sebebiyet verdiği, olayların akışından ve görevi gereği bilmesi gerekirken durumu üst makamlara müzekkere ile bildirmeyerek kaçakçılığa kasten göz yumduğu, dava konusu işlemin hukuka ve mevzuata uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/2940, K. 2023/6218, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama