KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3146 E., 2020/3385 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2020
- Esas No
- 2020/3146
- Karar No
- 2020/3385
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- ...'ı temsilen … Sendikası
- Vekilleri
- Av. …, Av. …,
Karar Metni
615 kelime·3 dk okuma·8 bölüm
Av. …
İSTEMİN KONUSU
… İdare Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
Dava konusu istem: Kırıkkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde şef kadrosunda görev yapmakta iken, Malatya İli, … İlçesi, Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğü görevine vekâleten atanan davacı tarafından; bu atama nedeniyle yapılan ödemelerin kesilmesine ilişkin işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların hak ediş tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve daha önce yapılmış ödemelerin geri istenilmesine ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 11/06/2019 tarih ve E:2018/3395, K:2019/4251 sayılı bozma kararına uyularak. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 86, 174 ve 175. maddelerine göre, vekâleten atananlara, görevin fiilen icra edilmesi ve asilde aranan şartların taşınması kaydıyla, vekâlet aylığı ödenmesi gerektiği.
Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Görevde Yükselme ve Unvan Değişikliği Yönetmeliği'nde, sosyal güvenlik merkez müdürü kadrolarına asaleten atanacaklarda aranan genel ve özel şartlara yer verildiği; davacının söz konusu Yönetmelikte belirtilen şartları taşıdığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı; diğer taraftan, Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 22. maddesiyle sosyal güvenlik merkez müdürü kadrolarında görev yapanların/yapacakların kendisinin veya eşinin nüfusuna kayıtlı oldukları ile ve bu ile bağlı ilçelere belli koşullar altında atanamayacaklarının öngörüldüğü;
bu düzenlemenin ise, görevin niteliğiyle ilgili olmayıp, görev yerinin tespitine ilişkin bir koşul olduğu, söz konusu müdür kadrosu için asilde aranan şartları düzenleyen bir kural niteliği taşımadığı sonucuna ulaşıldığından. Kırıkkale Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünde şef kadrosunda görev yapmakta iken, Malatya İli.
İlçesi Sosyal Güvenlik Merkez Müdürlüğünü vekâleten yürütmekle görevlendirilen ve asilde aranan şartları taşıdığı anlaşılan davacıya, bu görevlendirme nedeniyle parasal haklarının ödenmesi gerekirken; söz konusu görevlendirme nedeniyle yapılan ödemelerin kesilmesine ilişkin işlem ile davacıya daha önce yapılmış olan ödemelerin geri istenilmesine ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemlerin iptali ile yoksun kalınan parasal hakların dava açma tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından; Sosyal Güvenlik Kurumu Personeli Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğine göre, davacının Darende nüfusuna kayıtlı olması nedeniyle, Darende Sosyal Güvenlik Merkez Müdürü görevine asaleten atanamayacağı; bu kapsamda, asilde aranan şartları taşımaması nedeniyle, davacıya vekâlet aylığı ile zam ve tazminatların ödenmesinin mümkün bulunmadığı, ayrıca yapılan ödemeler açık hata kapsamında olduğundan, Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulu kararı gereği her zaman geri istenilmesinin mümkün bulunduğu; diğer taraftan, 5502 sayılı Kanunla harçlardan muaf olması nedeniyle, kurum aleyhine yargılama giderine hükmedilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50/4. maddesinde, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir. Temyizen incelenen kararda, İdare Mahkemesince bozma kararında belirtilen esaslara uyulduğu anlaşılmış olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/3146, K. 2020/3385, 22 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama