KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3434 E., 2020/3188 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2020
- Esas No
- 2020/3434
- Karar No
- 2020/3188
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
499 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Vefat eden eşinden dolayı almakta olduğu dul aylığı yargı kararına istinaden kesilen davacı tarafından, dul aylığının kesilmesine ilişkin işlem ile 01/02/2009-31/03/2011 tarihleri arası aylık tutarı toplam 34.077,91-TL'nin borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 24/06/2019 tarih ve E:2018/5504, K:2019/5296 sayılı bozma kararına uyularak, dava konusu borç çıkarma işleminin dayanağı olan ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ....
K: ... sayılı kararının, Danıştay Onbirinci Dairesinin 17/12/2014 tarih ve E:2011/1506, K:2014/8196 sayılı kararıyla bozulması üzerine anılan Mahkemenin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile iptal kararında ısrar edildiği, söz konusu ısrar kararının ise Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 29/03/2018 tarih ve E:2016/5321, K:2018/1311 sayılı kararıyla, dul kalan eşe bağlanan aylığın kesilmesi yolunda yapılan başvurunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verildiği, bu kapsamda ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E: ..., K: ... sayılı kararı ile de bozma kararına uyularak, davanın reddine karar verildiği ve bu kararın kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 181. maddesinin ikinci fıkrasının gerekçesinde de belirtildiği üzere, adli yargıda devam eden davanın boşanmada kusurlu tarafın tespitine ilişkin olduğu,
nitekim Mahkemece, eşin, davacıların babasının mirasçısı olamayacağına karar verildiği ve dolayısıyla, ölüm tarihinde kesinleşmiş bir boşanma kararı olmadığına göre, davacı ile eşi ...'in evliliğinin ölümle sona erdiğinin ve eşin dul kalmış olduğunun kabulünün gerektiği, ayrıca dava konusu işlemin dayanağı olan Mahkeme kararının ortadan kalktığı da dikkate alındığında, davacının dul aylığının kesilmesi ve ödenen tutarın borç çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, yargı kararını uygulamak konusunda bağlı yetki içinde bulunan kurumlarının, bu kapsamda tesis ettiği davacının dul aylığının kesilmesine ve 01/02/2009-31/03/2011 dönemine ait aylıklarının borç çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/3434, K. 2020/3188, 14 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama