KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3709 E., 2021/2648 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Nisan 2021
- Esas No
- 2020/3709
- Karar No
- 2021/2648
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Vergi denetmeni olarak görev yapmakta iken emekliye ayrılan davacı tarafından; 646 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca vergi denetmeni kadro unvanının kaldırılması üzerine, aynı Kanun Hükmünde Kararname ile ihdas edilen vergi müfettişi kadro unvanı için öngörülen ek gösterge ile makam ve görev tazminatlarından yararlandırılması istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kaldığı parasal haklarının gecikme faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 27/09/2019 tarih ve E:2018/5762, K2019/6881 sayılı kararı ile, Mahkeme kararının, "ek gösterge yönünden davanın reddine" ilişkin kısmı ile "dava tarihinden (06/01/2012) itibaren yoksun kalınan görev tazminatı tutarının aynı tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının onanması,
"makam ve görev tazminatı yönünden dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmı ile "10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kalınan makam tazminatı tutarının idareye başvuru tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının bozulması üzerine, bozma kararına uyularak,
davacı tarafından vergi müfettişleri için belirlenen ek gösterge ve makam ve görev tazminatından yararlandırılması istemiyle yapılan başvurunun reddi üzerine bakılan dava açılmış ise de, dava devam ederken davalı idarece, davacının vergi müfettişleri için belirlenen makam ve görev tazminatlarından eşitlik cetvelinin düzenlendiği 01/03/2012 tarihinden itibaren yararlandırıldığı görüldüğünden, davanın bu kısım yönünden konusuz kaldığı anlaşıldığından, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği.
10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kalınan makam tazminatı tutarının idareye başvuru tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise, davanın 02/08/2011 tarihinde yapılan başvurudan itibaren 120 günlük süre geçtikten sonra 06/01/2012 tarihinde açıldığı, bu durumda davanın açıldığı tarihten geriye doğru 60 gün içerisindeki ilk uygulama tarihi olan 15/11/2011 tarihinden itibaren makam tazminatı tutarına hak kazanıldığı, bu tarihten önceki döneme ait talebin ise süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle, dava konusu işlemin;
makam ve görev tazminatı istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, 10/07/2011 tarihinden itibaren yoksun kalınan makam tazminatı tutarının 15/11/2011 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine, bu tarihten önceki döneme ait talebin ise süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, davacının 01/03/2012 tarihinden geçerli olmak üzere makam ve görev tazminatı uygulanmak suretiyle emekli aylığının yükseltildiği, davacının maddi taleplerinin karşılandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2020/3709, K. 2021/2648, 28 Nisan 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama