KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/1741 E., 2023/6793 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2023
- Esas No
- 2021/1741
- Karar No
- 2023/6793
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
854 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Mahallesi ... Cami'nde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların faiziyle birlikte ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararla.
Yönetmelik maddesi gereği halka doğru yolu göstermekle mükellef olan din görevlilerinin, itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun esas olması gerektiği; dava dosyası içeriğinde yer alan bilgi ve belgelerden ise Tarsus ilçesinde ikamet ettiğini belirten ... isimli şahıs ile yapılan uygunsuz yazışmaları olduğu ve bu durumun davacı tarafından da kabul edildiği göz önüne alındığında, dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda;
itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak nitelik şartını kaybettiği sonucuna varılan davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka uygun bulunduğundan, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının tazmini isteminin kabulüne olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; davacının kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı yazışmaların bir şekilde şikayet dilekçesiyle aleniyeti sağlanmış olsa dahi yazışma içeriklerinin sosyal medya hesabı içindeki özel mesajlaşma kapsamında yer aldığı, mesajlaşmanın mesajlaştığı kişiyle arasında gerçekleştiği, sosyal medya platformunda herkesin okuyabileceği veya görebileceği umuma açık şekilde paylaşım yapmadığı, yazışma içeriklerinin ise davacının özel hayatıyla bağlantılı olduğu, toplumun geneline veya görev yaptığı cami cemaatine ya da sosyal çevresine sirayetinin bulunmadığı,
söz konusu yazışmaların sonucunun bu aşamaya gelebileceğinin davacı tarafından da öngörülemeyebileceği, yazışma içerikleri nedeniyle davacının görevine son verilmesinde orantılılık ilkesine ve dolayısıyla hukuka uygun bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlem hukuka aykırı olduğundan, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararının kaldırılmasına,
dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının (parasal haklarının) davalı idarece hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının Yönetmelikte düzenlenen ortak nitelik şartını kaybettiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının yasal faizin başlangıç tarihinin dava tarihi olarak düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya, incelendikten sonra tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Temyize konu kararın, "davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının (parasal haklarının) davalı idarece hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 16/07/2019 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "davacının yoksun kaldığı maddi kayıplarının (parasal haklarının) davalı idarece hesaplanarak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 16/07/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/1741, K. 2023/6793, 18 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama