KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2318 E., 2024/421 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 7 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/2318
- Karar No
- 2024/421
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğünde aday polis memuru olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca memuriyetten ilişiğinin kesilmesine ilişkin İçişleri Bakanlığının 18/02/2019 tarihli işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyada yer alan bilgi ve belgelerin, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle irtibat, iltisak veya mensubiyetinin bulunduğunun değerlendirilmesini sağlayacak yeterlilik ve nitelikte olduğu, davacının "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı davada,.
Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, Emniyet Teşkilatının ifa ettiği görevin önemi de göz önünde tutulduğunda, kamu görevlisiyle idare arasında bulunması gereken sadakat ve güven ilişkisinin ortadan kalktığı ve davacının hizmetinden gerektiği şekilde istifade edilemeyeceği değerlendirilerek, memuriyetle ilişiğinin kesilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet olmadığı, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı davada hakkında hiçbir somut tespit olmadığı, ailesinin ekonomik durumu iyi olmadığından dolayı üniversite eğitimi sırasında bu yapıya ait evlerde kalmaya başladığı, istinaf aşamasında olan ceza davasının bekletici mesele yapılması, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca İdare Mahkemesi tarafından adli yardım talebinin kabulüne karar verilmesine rağmen, davacı tarafından temyiz aşamasında yeniden adli yardım talebinde bulunulmuş ise de, aynı Kanunun 335. maddesinin üçüncü fıkrasında, adli yardımın, hükmün kesinleşmesine kadar devam edeceği belirtildiğinden, davacının temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan; davacının, "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılandığı davada, … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih E:…, K:… sayılı kararı ile 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin karara karşı yapılan istinaf isteminin, … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla esastan reddedildiği ve bu kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/2318, K. 2024/421, 7 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama