KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/255 E., 2023/1433 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Mart 2023
- Esas No
- 2021/255
- Karar No
- 2023/1433
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem : Konya ili, Hadim ilçesi, … Camii müezzin kayyımı olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olması" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve E… sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesi'nce verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosyada mevcut bilgi ve belgelerin birlikten değerlendirilmesinden, Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik koşulunu kaybettiğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 98/b maddesi uyarınca göreve son verme işleminin tesis edilebilmesi için, her ne kadar disiplin soruşturması usul ve ilkeleri derecesinde olmasa da,
sözü edilen koşulun sonradan kaybedildiğinin idarece yapılacak bir soruşturma ile hukuken kabul edilebilir somut delillerle hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ilgilinin de usulüne uygun ifadesi alınmak suretiyle açıkça ortaya konulması gerekmesi karşısında, dava konusu işlem bir disiplin cezası olmadığı için ayrıca savunmasının alınması zorunluluğunun bulunmadığı, bu durumda;
müfettiş tarafından düzenlenen soruşturma raporunda davacıya isnat edilen söz ve yazışmalarla ilgili ...'nın açık itiraf ve ifadeleri ile diğer tanıkların ifadeleri, davacının soruşturma sırasında alınan ifadesi ve dosyaya sunulu tüm bilgi ve belgeler göz önüne alındığında, davacının mesleğinde itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak koşulunu kaybettiği sonucuna varıldığından, davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Uzun süre boyunca gayri ahlaki mesajlar aldığı, bu mesajları atan kişiyi bulmak amacıyla kasıtlı olarak mesajlara karşılık verdiği, 15 Temmuz hain kalkışması esnasında sela okumasından dolayı mahalle sakinlerinden bazıları tarafından darp edildiği, mesajları atan kişilerin müvekkilinin meslek hayatını sonlandırmak isteyen kişiler olduğu, soruşturma raporunda iddia edildiği tarzda bir ilişkisinin bulunmadığı, camii cemaatinin azaldığı iddiasının soyut olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" üzerine Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/255, K. 2023/1433, 28 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama