KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/278 E., 2023/603 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2023
- Esas No
- 2021/278
- Karar No
- 2023/603
- Temyiz eden (davacı)
- …
- Vekili
- Av…
- Karşı taraf (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: … ili, … ilçesi, … Mahallesi, … Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih E…. sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosya kapsamında bulunan 26/07/2017-11/01/2018 tarihlerini kapsayan telefon görüşme kayıtlarının incelenmesinden. 979'u görüşme 1281'i mesajlaşma olmak üzere toplamda 2.260 adet iletişimin bulunduğu, ayrıca ...
Camii imam hatibi olarak görev yapan A.Ö.'nün ifadesinde, "şikayetçinin davacı ile olan mesajlaşmasını kendisine gösterdiğini" beyan ettiği, Kayseri İl Müftülüğü vaizesi C.D.'nin ifadesinde; "davacının kendisine; o tarihlerde eşiyle ailevi problemler yaşadığını, bir boşluk içerisinde olduğunu, M.T. isimli bayanla internet ortamında tanıştığını, kafelerde bir araya gelerek oturup muhabbet ettiklerini, cinsel anlamda birliktelik yaşamadıklarını, zina etmediğini, boş ol, boş ol, boş ol şeklindeki mesajı sorduğunda ise M.T. isimli bayanın kendisinden tamamen umudu kesmesi için attığını söylediğini" beyan ettiği,
alınan diğer tanık ifadelerinde de şikayetçi ile davacı arasında bir ilişkinin mevcut olduğuna dair bazı söylemlere yer verildiğinin görüldüğü ve bu durumun mesai arkadaşları arasında da duyulduğu, adı geçen kişi ilk şikayet ve beyanlarının aksine sonradan şikayetten vazgeçmiş olsa da, tanık beyanları ile mesajlaşma ve telefon görüşme sıklığı dikkate alındığında inandırıcı nitelikte olmadığı sonucuna varılarak,
davacının Yönetmeliğin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "ortak nitelik" şartını kaybetmesi nedeniyle 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden bahisle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işleme dayanak gösterilen fiillerin davacının mesleki faaliyetiyle ilgisinin bulunmadığı, özel hayatına ilişkin olduğu, mesaj içeriklerine dosya kapsamında yer verilmediği gibi söz konusu mesajlara ilişkin tanık ifadelerinin kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/278, K. 2023/603, 15 Şubat 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama