KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/281 E., 2021/556 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2021
- Esas No
- 2021/281
- Karar No
- 2021/556
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I.Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
686 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Uşak ili, Sivaslı ilçesi,. Camii'nde imam-hatip olarak görev yapan davacı tarafından, Denizli ili,. İlçe Müftülüğü'nde hizmetli olarak görev yaptığı dönemde, ''…'' adlı piramit satış sistemine üye olduğu, yemekli toplantılarına katılarak üye kaydı sağladığı ve parasal işlemler gerçekleştirdiği gerekçesiyle Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/1-(b) maddesinde yer alan "Atanmalarında dinî öğrenim şartı esas alınan unvanlarda;
itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle memuriyet görevinin sona erdirilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı işleminin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle dava açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K… sayılı kararla; davacının, 2016-2017 yıllarında ''…'' adlı piramit satış sistemine üye olduğu ve parasal işlemlerde bulunduğu, bu sistemin yayılması için yemekli toplantılara katıldığı anlaşılmakta ise de; soruşturma raporunun ekinde bulunan davacıya ait banka hesaplarının incelenmesinden, son olarak 25/06/2017 tarihinde ''… adlı platformda parasal işlemler gerçekleştirdiği, davacının ifadesinde, söz konusu platform üzerinden yapılan işlemlerin caiz olmadığını öğrendiği 2017 yılının Mart ayında sistemden çıktığını beyan ettiği, imam-hatiplik görevine ise 02/10/2017 tarihinde başladığı,
yani söz konusu fiillerin davacının imam-hatip olarak atanmasından önce gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, atanmasında "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak'' şartı bulunan imam-hatip kadrosuna atanmadan önce işlenen fiillerden kaynaklı olarak,
davacının söz konusu şartı kaybettiğinden bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle anılan işlemin iptaline, tazmin isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava açma tarihi olan 10/11/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı sayılı kararıyla; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davalı idare tarafından, Denizli ili, … İlçe Müftülüğü'nde hizmetli olarak görev yapan davacı hakkında başlatılan soruşturma sonucunda ''…'' adlı piramit satış sistemine üye olduğunun ve faaliyet gösterdiğinin tespit edildiği, bu sistemin din görevlileri arasında tanıtımının da yapıldığı, davacı, imam olarak atandıktan sonra da bu eylemine devam ettiğinden, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/b maddesinde düzenlenen ortak niteliği kaybettiği; bu ortak niteliği taşıma şartının imam-hatiplik görevine atanmadan önce de, atandıktan sonra da taşınması gerektiğinden, dava konusu göreve son verme işleminin tesis edildiği, dava konusu işlem hukuka ve mevzuata uygun olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/281, K. 2021/556, 10 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama