KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/2864 E., 2022/746 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 28 Şubat 2022
- Esas No
- 2021/2864
- Karar No
- 2022/746
- Temyiz eden (davalı)
- … Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının maddi tazminat ile manevi tazminatın kısmen kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
611 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: İstanbul İli, Eyüp İlçesi, … Kur'an Kursunda 657 sayılı Kanun'un 4/B maddesi kapsamında sözleşmeli Kur'an kursu öğreticisi olarak görev yapmakta iken 04/08/2010 tarihi itibarıyla sözleşmesi feshedilen ve sözleşmesinin feshine ilişkin işlemin mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine 25/01/2012 yeniden sözleşme imzalanarak göreve başlatılan davacının, sözleşme feshi işlemi nedeniyle 04/08/2010- 26/01/2012 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal ve özlük haklar ile 15.000-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:. İdare Mahkemesince.
Danıştay Onikinci Dairesinin 23/05/2019 tarih ve E:2018/9489, K:2019/3972 sayılı bozma kararına uyulmak suretiyle, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlem yargı kararı ile hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinden, söz konusu işlem nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazmin isteminin yerinde görüldüğü; bu itibarla, sözleşmesinin feshedildiği 04/08/2010 tarihinden itibaren yargı kararı ile görevine döndüğü 26/01/2012 tarihinine kadar yoksun kaldığı maaş ve diğer parasal haklarının tamamının davacıya ödenmesi gerektiği;
diğer taraftan, davacının geçirdiği soruşturma sonucu ve takip eden süreçte usulüne uygun olmayan bir şekilde işine son verildiği, çalışma hayatının beklemediği bir anında işsiz kaldığı, iş ve arkadaş çevrelerinde de kendisi adına olumsuz bir etkiye sebep olunduğu değerlendirilerek,
yaşadığı acı ve üzüntü göz önüne alınarak yaşadığı manevi elem ve ızdırabın bir nebze de olsa giderilmesi bakımından takdiren 3.000-TL manevi tazminat isteminin kabulü ile fazlaya ilişkin kısmının reddine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin ise kısmen kabulüne, davacının 04/08/2010-26/01/2012 tarihleri arasında yoksun kaldığı parasal (maaş, yıllık izin, sigorta primleri) ve özlük haklarının ve 3.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine,
bu tutarı aşan tazminat ve faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İdarece tesis edilen işlemin yargı kararı ile iptal edilmiş olmasının, mutlak surette davacıya tazminat ödeme sorumluluğu doğurmayacağı, davacıyı zarara uğrattığı iddia olunan işlemde, tazminat ödenmesini gerektirecek nitelikte bir hukuka aykırılık ve kasıt unsuru bulunmadığı, usulüne uygun olarak yürütülen soruşturma sonucu yapılan değerlendirme neticesinde davacının görevine son verildiği, Mahkeme kararının tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında karar verilmeksizin, işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/2864, K. 2022/746, 28 Şubat 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama