KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/370 E., 2022/5035 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2022
- Esas No
- 2021/370
- Karar No
- 2022/5035
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Adana İli, Çukurova İlçesi, ...Kur'an Kursu ... olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak niteliği kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve E.... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma raporu ve ekindeki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının, hakkında adli soruşturmalar yürütüldüğüne dair ulusal medyada haberler çıkan, akrabası, iş arkadaşı ve benzeri bir yakınlığı bulunmayan ve ifadesi esnasında Facebook'ta tanıştığını ve eşinin de şahsen tanımadığını beyan ettiği M.F.E. isimli kişi ile yakın bir ilişki içerisinde olduğu,
sosyal medya üzerinden tanıştığı Z.Y. isimli kişiyle günlerce ve bazen de gece çok geç saatlere kadar sohbetler yaptığı, Z.Y. isimli kişinin içeriği uygun olmayan sözler yazmasına ve bu durumun günlerce de sürmesine rağmen bu kişiyle sohbetlere devam ettiği, bütün bu olaylar yaşandıktan sonra Z.Y.'nin daveti üzerine 9 Mayıs 2015 günü adı geçen kişinin Akçakoca'da bulunan yazlığına giderek Z.Y. ve M.F.E. isimli kişilerle gün boyunca bu yazlıkta kaldığı ortaya konulmuş olup;
davacı tarafından M.F.E. isimli kişiyle eski sevgilisi arasındaki olaya aracı olduğu ve sorunu çözmeye çalıştığı, ailesinin bilgisi dahilinde Akçakoca'ya geldiği ve Z.Y. ile yanında başkaları da varken evde görüştüğü, ahlaka aykırı bir hareketinin olmadığı, Z.Y. yaşlı bir kimse olduğundan onu incitmeden içeriği uygun olmayan konuşmalarını geçiştirmek istediği, daha sonra engellediği beyan edilse de bu iddialarının inandırıcı bulunmamasından dolayı beyanlarına itibar edilmeyerek görevine son verildiği;
bu durumda, davacının tavır ve hareketlerinin İslam törelerine uygunluğunun çerçevesinde bilinir olduğu şeklindeki ortak niteliği kaybettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Soruşturma konusu fiillerin özel hayatına ilişkin olduğu, delil olarak kullanılan mesajların tümünün kendisine ait olmadığı, savunma yapması için verilen süre dolmadan işlem tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Danıştay Başkanlık Kurulu'nun 18/12/2020 tarih ve 2020/62 sayılı "Danıştay Dava Daireleri Arasındaki İş Bölümü Kararı" uyarınca Dairemize devredilen dosya incelenerek işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/370, K. 2022/5035, 18 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama