KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4813 E., 2024/2319 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 9 Mayıs 2024
- Esas No
- 2021/4813
- Karar No
- 2024/2319
- Temyiz eden (davalı)
- ... Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
618 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Isparta İli, ... Belediye Başkanlığında, 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında sözleşmeli mimar olarak görev yapan davacının, 2020 yılı için sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin 31/12/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:...
K:... sayılı kararıyla; idare tarafından, davacının verilen görevi zamanında yerine getirmediği iddia edilmişse de, davacıya gönderilen görevlendirme yazısının herhangi bir süre içermediği, sözleşme dönemi içinde verilen görevi yapmadığı yolunda uyarılmadığı, hakkında yürütülen herhangi bir idari soruşturma ve yasal süreç bulunmadığı, dolayısıyla davacının görevinde yetersiz ve başarısız olduğu yada kamu yararı ve hizmet gerekleri açısından görevini gereği gibi yerine getirmediği yolunda somut bilgi ve belgenin ortaya konulamadığı,
ayrıca davacı ile davalı idare arasında yapılan "Tam Zamanlı Olarak Çalıştırılacak Sözleşmeli Personele İlişkin Hizmet Sözleşmesi"nin 14. maddesinde sayılan ve ancak, mimar kadro unvanında çalışan bir personel tarafından yerine getirilebilecek görevlerin diğer personel tarafından yerine getirildiği ve mimar unvanıyla görev yapan tek kişi olan davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığı ileri sürülmüş ise de, davacıdan başka mimar unvanlı çalışan bulunmadığı dikkate alındığında,
imar mevzuatından kaynaklı proje ve yapı denetimleri kapsamında bir çok görevi bulunan davacının hizmetine ihtiyaç duyulmadığından bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesi ile idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
İmar ve Şehircilik kadrosunda yeterli personel bulunmasından dolayı davacının 12/06/2019 tarihinde birim değişikliği ile Destek Hizmet Müdürlüğünde çalışmaya başladığı, işe girdiği tarihten bu yana aktif bir mimari projesinin bulunmadığı, mimar kadrosunda mevcut personelin bulunmamasının kamu zararı oluşturmadığı, 5393 sayılı Kanun'a göre belediyenin mimar kadrosunda sözleşmeli personel çalıştırmasının zorunlu olmadığı, idarenin sözleşme yenileme konusunda takdir yetkisinin bulunduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/4813, K. 2024/2319, 9 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama