KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/4881 E., 2024/3796 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
- Esas No
- 2021/4881
- Karar No
- 2024/3796
- Temyiz eden (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Adliyesi'nde ... olarak görev yapan davacının, 617 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığı'nın ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; her ne kadar davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca maddesinde düzenleme altına alınan "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği belirtilerek disiplin cezası verilmiş ise de, söz konusu paylaşımların, siyasiler tarafından söylendiği belirtilerek başkaları tarafından yapılan paylaşımlar olduğu, davacı tarafından da kendi hesabında paylaşıldığı,
içeriklerde davacı tarafından doğrudan kişilere yapılmış bir hakaret veya ahlaka aykırılık unsuru bulunmadığı (hakaret suçundan dolayı açılan kamu davasında beraatine karar verildiği), davacıya isnat edilen fiilin belirtilen ve cezaya dayanak olan hükümde yer alan memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici ağırlıkta bulunmadığı, disiplin hukukunda yer alan "tipiklik" şartının uyuşmazlığa konu olayda gerçekleşmediği, davacının fiili ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı, davacının kusurlu eyleminin karşılığı olan cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırılmış olduğu,
davacının, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi maddesi uyarınca "Devlet memurluğundan çıkarma" cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının davanın açıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının sabit görülen eylemine uyan disiplin cezası ile cezalandırılmasında hukuka ve mevzuata aykırı bir husus bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı hukuka ve usule uygun olup, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/4881, K. 2024/3796, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama