KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5438 E., 2024/767 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Esas No
- 2021/5438
- Karar No
- 2024/767
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Mersin ili, Akdeniz ilçesi, ... Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; müştekinin eşi A.U. ile davacının cinsel ilişkiye girdiği yönündeki iddiasının A.U. tarafından kabul edildiği ve ifadesinde davacının özel hayatıyla ilgili detay bilgiler verdiği, çok sayıda telefon görüşmelerinin olduğu, davacı ile A.U. arasındaki ilişkinin olağan arkadaşlık ilişkisinin ötesinde olduğu, bu durumun şikayet sonrasında davacının çevresinde de bilinir hale geldiği dikkate alındığında Yönetmelikte yer alan ortak nitelik şartını kaybettiğinden görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; müşteki S.U.'nun, eşi A.U.'nun kendisine soğuk davrandığından şüphelenerek, Adana'da büyü işleri ile iştigal eden birisine şüphelerinden bahsettiği, bu şahsın, "eşinin kısa süreliğine bir yerde çalıştığı, orada bir kişi ile ilişkisinin olduğu," yönündeki net ifadesi üzerine, bu durumu eşi ile paylaştığı, eşi A.U.'nun büyük bir şaşkınlık yaşadığı ve davacı ile aralarındaki ilişkiyi itiraf etmek mecburiyetinde kaldığı, verdiği şikayet dilekçesi nedeniyle yapılan soruşturmanın, sadece A.U. ve eşi S.U.'nun beyanları üzerine bina edildiği,
A.U.'nun, davacının özel hayatıyla ilgili her şeyi, en ince ayrıntısına kadar anlattığı ve bu anlatımların, araştırılmadan doğru kabul edildiği, böyle büyük bir itham karşısında, bu hususların araştırılması gerektiği, öte yandan, A.U. ve S.U.'nun evlilik birliğinin dağıldığı iddia edilmesine rağmen, evliliklerinin devam ettiği, bu durumun soru işaretine sebep olduğu, bu durumda, davacıya isnat edilen fiille ilgili olarak, müştekilerin ifadeleri dışında başka somut bir delil ve tespit bulunmadığı,
davacıya atfedilen fiilin, çevresinde bilinir olduğu şeklinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı sonucuna varılarak davacının ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verilmesine yönelik işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem sebebiyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5438, K. 2024/767, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama