KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/5940 E., 2024/3166 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2024
- Esas No
- 2021/5940
- Karar No
- 2024/3166
- Temyiz eden (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davalı)
- ... Bakanlığı
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: ... Müdürlüğünde sosyolog olarak görev yapan davacı tarafından, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Adalet Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; soruşturma raporunda yer alan ifadeler ile olayın meydana gelmesine sebebiyet veren şikayetçinin tutum ve davranışları birlikte değerlendirildiğinde; davacıya isnat edilen fiillerin doğrudan yürüttüğü görevin ifası ile ilgili olduğu ve davacının bulunduğu görevin hassasiyetine uygun hareket etmediği sabit ise de, davacının eyleminin,
657 sayılı Kanunun 125 / E - g maddesinde belirtilen ''Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" olarak nitelendirilmesine hukuken olanak bulunmadığı ve davacının belirtilen ve sabit olan fiiliyle ölçülü bir ceza ile cezalandırılması gerekirken, eylemine uyan bir disiplin cezası ile cezalandırılmadığı; eylem ile verilen disiplin cezası arasında adil bir denge bulunmadığı sonucuna varılarak, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ...
Müdürlüğünde "Sosyolog" unvanıyla "Denetimli Serbestlik Uzmanı" olarak görev yapan davacının, "İyileştirme" faaliyetlerinden sorumlu olduğu müşteki ... isimli denetimli serbestlik yükümlüsünün şikayeti üzerine açılan soruşturma neticesinde, adı geçen yükümlü ile "Eşcinsel" ilişki kurmaya dönük planlar yaptıklarına ve her ne kadar uygulama aşamasına geçilmemiş ise de, bu hususta uzlaştıklarına dair Whatsapp görüşmelerine ulaşıldığı,
davacının yürüttüğü hizmet gereği, topluma kazandırmak için gerekli iyileştirme faaliyetlerini belirlemek, planlamak ve gerçekleştirmekten sorumlu olduğu bir yükümlü ile toplumun büyük bir çoğunluğunca gayri ahlaki bulunduğu için kabul görmeyen bir ilişki kurmaya dönük planlar yaptıklarını gösteren yazışmalarının, uyuşmazlığa yol açan disiplin cezasını düzenleyen normda belirtildiği üzere Devlet memurluğu ile bağdaşmayacak "nitelik ve derecede yüz kızartıcı" bir mahiyet taşıdığı sonucuna varıldığı;
bu durumda, davacıya uygulanan disiplin cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulüne, İdare Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, hükümlü ile fiziksel olarak yakınlaşmadığı, özel bir görüşme yapmadığı, taciz edecek şekilde bir rahatsızlık vermediği, taraflar arasında espri mahiyetinde yazışmalar olduğu, gerçeklik taşımadığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/5940, K. 2024/3166, 26 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama