KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/7341 E., 2022/2242 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 20 Nisan 2022
- Esas No
- 2021/7341
- Karar No
- 2022/2242
- Temyiz eden (davalı)
- ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı / ...
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...'i temsilen ...Sendikası
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
847 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığında görev yapan davacının, davalı idare ile Tüm Belediye ve Yerel Yönetim Hizmetleri Emekçileri Sendikası arasında imzalanan 01/01/2020-31/12/2020 dönemi Toplu İş Sözleşmesinin 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde yer alan Sözleşmenin tarafı olan sendikaya üye olmayanların sözleşmeden yararlanmasının, memur taban aylığının %1,5 katı kadar aidat ödemeleri koşuluna bağlı olduğuna dair düzenlemenin iptali ile bu düzenleme uyarınca yapılan kesintilerin kesinti tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; sendika üyesi olan ve sendika üyesi olmayan kamu görevlileri arasında ayrım yapılamayacağı, bu yönde sözleşmelere konulan hükümlerin kanuni bir dayanağının bulunmadığı, esasen aksine bir yorumun adaletli bir ücret dağılımı yoluyla ekonomik ve sosyal barışı sağlama amacı ve Anayasanın eşitlik ilkesine de aykırı olduğu,
bu bakımdan sendika üyesi olan ya da sendika üyesi olmayan ile başka bir sendikaya üye olanlar arasında bir ayrıma gidilemeyeceği, bu durumda, sözleşmeye taraf olan sendikanın dışında kalan sendikaların üyesi olan veya hiç bir sendikaya üye olmayan kamu görevlilerinden sosyal denge sözleşmesi aidatı veya başka adlar altında ödenti (aidat) alınmasına ilişkin hükümlerin, kanuni bir dayanağının bulunmadığı açık olduğundan,
davalı idare ile yetkili sendika olan Tüm-Bel-Sen arasında imzalanan ve 01/01/2020 - 31/12/2020 dönemine ilişkin TİS'in yararlanma koşullarını düzenleyen 5. maddesinin (B) bendinin (f) alt bendinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle iptaline, tazminat isteminin kabulüne, söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların, her bir kesinti tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu .... İdare Mahkemesi kararının, esasa ve vekalet ücreti dışındaki yargılama giderlerine ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine, davacı lehine 2.040,00-TL vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmı yönünden ise istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 510,00-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu'nun 43. maddesi ile yollamada bulunduğu 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca anılan aidatın kesilerek Sendikaya verilmesinin Kanun'un amir hükmü gereği olduğu, dayanışma aidatı ödemek suretiyle ya da sendikaya üye olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanmanın çalışanların insiyatifinde olduğu, bu tercihlerin doğuracağı sonuçlardan idarelerinin sorumlu tutulmasının haksızlık olduğu ileri sürülerek temyizen incelenerek Bölge İdare Mahkemesi kararının istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın, esasa ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Mahkeme kararının, yapılan kesintilerin, her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince:
İdare Mahkemesince; davacının aylığından kesilen tutarların,"yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; " ... söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların her bir kesinti tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de, bu yanlışlık.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın, "...söz konusu Sözleşme hükmü nedeniyle davacının aylığından kesilen tutarların, dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/7341, K. 2022/2242, 20 Nisan 2022 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama