KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/8340 E., 2023/5991 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 23 Kasım 2023
- Esas No
- 2021/8340
- Karar No
- 2023/5991
- Temyiz eden (davalı)
- … Bakanlığı
- Vekili
- Av. …
- Karşı taraf (davacı)
- …
- Vekili
- Av. …
- İstemin konusu
- … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
936 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
Dava konusu istem: Tuzla Piyade Okul Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshine ilişkin Piyade Okul Komutanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali ve bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:.
İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davalı idarece, dava dosyasına sunulan tüm bilgi ve belgeler ile UYAP üzerinden elde edilen verilerin bir bütün olarak incelenmesinden; davacının kendisi hakkında güvenlik soruşturmasını olumsuz sonuçlandıracak herhangi bir bilgi ve belgenin olmadığı, kız kardeşi hakkındaki istihbarı bilginin ise, somut ve hukuken kabul edilebilir bilgi ve belge ile ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davacının, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesi işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı;
diğer taraftan, davacı hakkında istihbarı mahiyette elde edilen bilgileri doğrular nitelikte somut bilgi ve belgelerin elde edilmesi durumunda her zaman işlem yapılabileceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:. Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından,
Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda,
Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, verilen iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceği;
öte yandan, dava konusu işlemin hukuka aykırılığının saptanmış olması karşısında, bu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının her ay için ayrı ayrı hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun faizin başlangıç tarihi yönünden kabulüne, davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının, MY 114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, ayrıca faizin hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanmasının uygun olmayıp, idarenin ödeme yapılacağını bildiği tarihten itibaren faiz hesaplanması gerektiği, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "yoksun kalınan parasal haklarının her ay için ayrı ayrı hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 24/10/2019 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "her ay için ayrı ayrı hakediş tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de;
bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 24/10/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Danıştay 12. Daire, E. 2021/8340, K. 2023/5991, 23 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama