KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1213 E., 2024/2093 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2024
- Esas No
- 2022/1213
- Karar No
- 2024/2093
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri Vekili ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptale ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Ordu ili, Mesudiye ilçesi, ... Mahallesi Camiinde sözleşmeli imam-hatip olarak görev yapmakta iken Ordu İl Müftüğülünün ... ve E... sayılı işlemi ile görevden uzaklaştırılan davacının, hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ancak 31/03/2020 tarihinde görevden uzaklaştırıldığından fiilen uygulanma imkanı kalmayan ilgili evrakın dosyasında tutulmasına ve ilerleyen süreçte yeniden görev talep etmesi halinde bu hususun göz önünde bulundurularak tekrar görev verilmemesine ilişkin Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yerdeğiştirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bu işlemin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve E... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; para karşılığı sahte diplomayla yaptığı başvuru neticesinde göreve başladığı ileri sürülen davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerin, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin kısmı yönünden; davacıya isnat edilen fiil açık olduğundan, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybettiği değerlendirilen davacının sözleşmesinin feshedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı,
öte yandan dava konusu işlemlerde davacının 31/03/2020 tarihinde sözleşmesi feshedildiği ve fesih teklifinin uygulanma imkanı kalmadığı hatalı olarak belirtilmiş ise de bu durumun dava konusu işlemlerin esasını sakatlamadığı, dava konusu işlemlerin tekrar görev verilmemesine ilişkin kısmı yönünden ise.
657 sayılı Kanun'un "Memurluğun sona ermesi" başlıklı 98. maddesinde veya diğer maddelerinde "tekrar görev verilmeme" şeklinde bir usulün bulunmadığı, mevzuatta bulunmayan bir usul uygulanmak suretiyle tesis edilen kısımda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin kısmı yönünden davanın reddine, davacının yeniden görev talep etmesi halinde bu hususun göz önünde bulundurularak tekrar görev verilmemesine ilişkin kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının ortak nitelik şartını kaybettiği, yeniden görev talep etmesi halinde görev verilmemesinin 633 sayılı Kanun'a ve Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'ne uygun olduğu, dava konusu işlemlerin iptaline yönelik değerlendirmenin hukuka aykırı olduğu ve bu kısmın temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının temyize konu kısmının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/1213, K. 2024/2093, 25 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama