KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1300 E., 2024/1872 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2024
- Esas No
- 2022/1300
- Karar No
- 2024/1872
- Temyiz eden (davalı)
- ... Başkanlığı
- Vekili
- I. Hukuk Müşaviri Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
989 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
Dava konusu istem: Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; evli olan davacının nikahsız olarak Y.Y ile cinsel birliktelik yaşamasının İslam törelerine uygun olmadığı tartışmasız olmakla birlikte; hakkındaki şikayetin davacının bacanağı tarafından yapıldığı, şikayete konu fiilden yalnızca davacının bacanağı, nikahlı olan eşi F.Ç, şikayetçinin eşi ve aynı zamanda davacının eşinin kız kardeşi olan Y.T.'nin haberdar olduğu,
bahse konu kişilerin mevzuatta belirtilen çevre kapsamında sayılamayacağı, dolayısıyla davacının söz konusu eyleminin çevresinde bilinir olduğu hususunun, her türlü şüpheden uzak, kesin ve somut delillerle ispat edilemediğinden, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı;
öte yandan, hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazmin isteminin kabulüne, işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden (09/11/2020) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, davacının ilgili Yönetmelikte düzenlenen ortak nitelik şartını kaybettiği belirtilerek, kararı bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Özel hayata ilişkin Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin içtihatlarına uygun olarak verilen Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin kabulü ile ilgili Yönetmelikte düzenlenen ortak nitelik şartını kaybettiği ve bu hususun çevresinde bilinir olduğu anlaşılan davacının, Başkanlıktaki görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
MADDİ OLAY
Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Camii imam hatibi olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde; memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" koşuluna yer verilmiş; 98. maddesinin (b) bendinde; memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren durumlar arasında sayılmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise; "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri bir bütün halinde değerlendirildiğinde, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendi ile 98. maddesinin (b) bendi uyarınca, Yönetmelik'te aranılan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunması'' ve ''bu eylemin çevresinde bilinir olması'' şartlarının birlikte gerçekleşmesi gerektiği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; Antalya ili, Kemer ilçesi, ... Camiinde imam hatip olarak görev yapan davacı hakkında, bacanağı olan A.T. isimli şahıs tarafından yapılan şikayet üzerine başlatılan soruşturma sonucu düzenlenen raporunda; F.Ç. ile evli olan davacının Y.Y. ile cinsel ilişki kurarak gayri ahlaki davranışlar sergilediği iddiasının tanık ifadelerinden, kısmen davacının ikrarından anlaşıldığı, bu hususun davacının bacanağı, eşi ile davacının eşinin kız kardeşi tarafından öğrenildiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, söz konusu fiillerinin İslam törelerine uygun olmadığı gibi alınan tanık ifadeleri kapsamında çevresinde bilinir olduğu sonucuna varıldığından Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak nitelik şartını kaybeden davacının görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediğinden işlemin iptali ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/1300, K. 2024/1872, 16 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama