KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/2158 E., 2024/4890 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2024
- Esas No
- 2022/2158
- Karar No
- 2024/4890
- Temyiz eden (davalı)
- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı
- Vekili
- Av. ...
- Karşı taraf (davacı)
- ...
- Vekili
- Av. ...
- İstemin konusu
- ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
- Yargılama süreci
- —
Karar Metni
570 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
Dava konusu istem: Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığında tekniker kadrosunda sözleşmeli personel olarak görev yapan davacının, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin feshine ilişkin Ordu Büyükşehir Belediye Başkanlığının...tarih ve ... sayılı işleminin iptali ile mahrum kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...
İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, davacının 2019 yılı sonuna kadar süresi bulunan sözleşmesi, icra etmekte olduğu hizmetle ilgili pozisyona ihtiyaç kalmadığı gerekçesiyle feshedilmiş ise de; kurumdaki tekniker pozisyonunun iptaliyle ilgili Belediye Meclisi tarafından bir tasarrufta bulunulmadığı, bundan dolayı da sözleşmenin süresinden önce feshi için gerekli olan "hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması" şeklindeki koşulun gerçekleşmediği; söz konusu iddiayla ilgili somut ve objektif hiçbir tespitin bulunmaması,
dolayısıyla işlem gerekçesinin soyut iddialardan ibaret kalması, dayanaksız olması ve kurumdaki tekniker pozisyonunun iptaliyle ilgili Belediye Meclisi tarafından bir tasarrufta da bulunulmamış olması karşısında; davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, dava konusu işlem nedeni ile davacının mahrum kaldığı parasal haklarının dava açma tarihinden (06/12/2019) itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...
İdari Dava Dairesince; davalı idarece, dava konusu işlemin sebebi olarak davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmaması gösterilmiş ise de; söz konusu iddiayla ilgili somut ve objektif hiçbir tespitin bulunmaması, dolayısıyla işlem gerekçesinin soyut iddialardan ibaret kalması, dayanaksız olması ve kurumdaki tekniker pozisyonunun iptaliyle ilgili Belediye Meclisi tarafından bir tasarrufta da bulunulmamış olması karşısında; davacının hizmet sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle, İdare Mahkemesi kararı sonucu itibariyle uygun görülerek,
istinaf istemine ilişkin dilekçede ileri sürülen iddialar, sözü geçen kararın kaldırılmasını gerektiren mahiyette bulunmadığından 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun gerekçesi düzeltilerek reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
Davacının hizmetinin gerektirdiği pozisyona ihtiyaç kalmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ :...
DÜŞÜNCESİ
Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/2158, K. 2024/4890, 18 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama