KÜNYE
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/4741 E., 2023/1542 K.·T.C. Danıştay Onikinci Daire
- Karar tarihi
- 30 Mart 2023
- Esas No
- 2022/4741
- Karar No
- 2023/1542
- Davacı
- ... Sendikası
- Vekili
- Av. ...
- Davalı
- ...Bakanlığı
- Vekilleri
- Hukuk Müşaviri Av. ... Av. ...
- Davanın konusu
- 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin iptali istenimektedir.
Karar Metni
662 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakimi ...'ün açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İLGİLİ MEVZUAT
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idarî davaların Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adresleri ile gerçek kişilere ait Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarasının, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı.
14. maddesinin üçüncü fıkrasında, dava dilekçeleri üzerinde yapılacak ilk incelemede, dilekçelerin 3 ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden de inceleneceği; altıncı fıkrasında, ilk incelemeden sonra dava dilekçesindeki eksikliklerin tespiti halinde davanın her aşamasında 15. madde hükümlerinin uygulanacağı.
15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise, 3. maddeye uygun olmayan dava dilekçesinin otuz gün içinde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere reddedileceği hükme bağlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri de talep ile bağlılıktır. Bu ilke uyarınca, mahkemelerce iptali istenilen idarî işlemle sınırlı olarak inceleme yapılması gerektiğinden, talebin (ve bu talebe yönelik hukuka aykırılık iddialarının) incelemeye elverişli olabilecek nitelikte açık ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Bu itibarla, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında, düzenleyici işlemin tamamının iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin eksik düzenleme ya da başka bir nedenle belirli maddelerinin veya fıkralarının/ibarelerinin hukuka aykırılık sebepleri de belirtilmek suretiyle iptalinin istenebilmesi mümkündür. Ancak, her durumda iptali istenilen düzenleyici işlemin iptali istenen kısımlarının açıkça belirtilmesi ve bu maddelere ve/veya fıkralara ilişkin hukuka aykırılık iddialarının da somut ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; davacı Sendika tarafından, 12/08/2022 tarih ve 31921 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan Sağlık Bakanlığı Ek Ödeme Yönetmeliği'nin iptali istemiyle dava açıldığı ve dava dilekçesinin "konu" ve "sonuç" kısmında Yönetmeliğin tamamının iptalinin istenildiği; ancak dava dilekçesinin içeriğinde, Yönetmeliğin bir takım maddelerinin iptali isteminde bulunulduğu, "EK-3A Taban Ödeme Katsayıları Tablosu"ndaki bazı katsayı düzenlemelerinden bahsedildiği, sadece bir takım maddelere yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği, bazı maddelere yönelik olarak ise hukuka aykırılık iddialarının belirtilmediği;
ayrıca, dilekçede yer verilen hukuka aykırılık iddialarının da bir kısmının hangi maddeye ve/veya fıkraya yönelik olduğunun belli olmadığı, bir başka ifadeyle, dava konusu her bir düzenlemeye yönelik hukuka aykırılık iddialarının ayrı başlıklar altında gösterilmediği; dolayısıyla, söz konusu iddiaların bir kısmının hangi maddeye ve/veya fıkraya yönelik olduğunun anlaşılamadığı; yine dava dilekçesinin 4. sayfasında "genel yazı" dan bahsedildiği, ancak bu genel yazının dava konusu edilip edilmediği, dava konusu ediliyorsa söz konusu "genel yazı"nın tarih ve sayısının belirtilmediği;
bu yönüyle, dava konusu düzenlemelere yönelik hukuka aykırılık iddialarının, hangi maddeye ve/veya fıkraya yönelik olduğunun herhangi bir tereddüte mahal olmayacak bir biçimde, açık ve anlaşılır olarak ortaya konulmadığı görülmektedir.
Bu durumda; dava dilekçesiyle iptali istenen düzenlemelere yönelik hukuka aykırılık iddiaları her bir madde ve/veya fıkra için ayrı ayrı başlıklar altında somut ve anlaşılabilir şekilde ortaya konulmak suretiyle, dava dilekçesinin yenilenmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından, bu haliyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerekmektedir.
Danıştay 12. Daire, E. 2022/4741, K. 2023/1542, 30 Mart 2023 tarihli karar · Kaynak: Danıştay Karar Arama